Akademik Hırsızlık ve Badem Bıyıklılar

Türkiye’de artan profesör sayısı ve akademik alemimizin içler acısı halleri…

  • BORA ERCAN

Son günlerin konusu da Ukrayna’daki finans bölümünden Çapa Tıp Fakültesi’ne yapılan geçişler. Burada usulsüz sıfatını kullanmadım, zaten durum başlı başına usulsüz.

Yaş ilerleyince, anne babanızın ve yakın arkadaşlarınızın da yaşı ilerler, bu nedenle daha çok hastaneye, muayenehaneye uğramaya başlarsınız. Benim de öyle oldu, bu ziyaretlerde bir de baktım ki bütün doktorlar profesör olmuş.

İyi sevineyim işte çünkü ülkemizdeki doktor niteliği diğer meslek gruplarına göre tartışmasız daha iyi, ancak tartışmalı olan nokta bu kadar çok profesörün olması.

Bir de baktım ki ülke üniversite mezarlığına dönmüş. Zira bakın şu an 50’sinde olanların lise öğretmenleri inan bu üniversitelerin rektörlerinden daha bilgiliydi, en azından okuma yazma biliyorlardı.

Bir de birçok üniversitenin adına dikkat ettim, aman tanrım aklıma mukayyet ol: Bildiğiniz eski yeni bütün politikacıların isimlerine üniversiteler kurulmuş. Google’ın olduğu bir ortamda isim saymaya gerek var mı?

Lakin dünyaca ünlü bilim insanlarımızın adına bir tek üniversite yok.

Cahit Arf sadece 10 TL’ye layık görüldü, o da 1 euro yapıyor. Feza Gürsey adına bir üniversite yok. Efendim sonra sormayın neden bu ülkede bilim yok diye zira o politikacıların üniversitelerinden bunca maddi desteğe rağmen dünya çapında yetişmiş bir bilim insanı var mı?

Şimdi gelelim şu akademik hırsızlık meselesine…

İntihal Arapça bir kelime, bir işi kendine mal etme anlamında, İngilizcesi Plagiarism, yani kaynak göstermeden bir bilgiyi, kendi bilginmiş gibi ortaya koymak ve üstüne üstlük bundan çıkar elde etmek…

Bu konuda dünya bilim camiası Türkiye’yi kara listeye aldı, artık her şeyin bu kadar ortada olduğu bir dönemde ‘kes-yapıştır’ların ömrü yok. Ancak o kıyıda köşede kalmış, liseden bile geri üniversitelerde belki bir unvana yarar.

Sonuçta, ülkemizin en seçkin diyebileceğimiz okulları bile dünya sıralamasının çok çok gerisinde.

En temel etik bilgiden, vicdandan yoksun mimarlar, mühendisler, avukatlar, gazeteciler, öğretmenlerle dolu ortalık. Nasıl mı, açın twitter’ı bakın, kendi anadillerini doğru düzgün kullanamayan insanlarla dolu ortalık. Hayatı boyunca bir kısa öykü bile okumamış olan binlerce edebiyat öğretmenimiz var mesela.

Bir hukuk hem de anayasa hukuku profesörü olan Burhan Kuzu da Türkçeyi kullanma maharetiyle meşhur değil miydi, toprağı kıt olasıca.

Bir kısa anı: ODTÜ’de son yılımdayım, 90 başları. Acayip konulara merak sarmışım, ülkede bu konularla ilgilenen pek bir insan yok. Yurtdışı burslarına başvuruyorum. Milli Eğitim Bakanlığı’nda mülakatlar var. Seçici kurulda bana ters ters bakan birkaç kişi, tamam boşuna çaba, burada zaman geçirmek salaklık ama kurulda yabancı ülkenin de bir temsilcisi var. Oh aman İngilizce konuşarak da durumu çözebilirim bu badem bıyıklılar anlamaz, gibi kafamdan geçen bir sürü soru.

Sonuçta İngilizce sunum yarıda kesiliyor. Badem bıyıklılardan biri sertçe soruyor: Cebiri kim buldu? Harezmi diyorum. Hayır diyor, ellerini kollarını abartılı bir şekilde oynayarak Cabir buldu, El cabir, Müslüman! Ve söz hakkım yok, apar topar mülakat bitiyor. El-cebir, Harezmi’nin kitabının adı oysa ki!

Gel zaman git zaman kendi olanaklarımla bir yolunu bulup Manchester Üniversitesi’ne kendimi atıyorum. Türkiye’den devlet destekli burslarla gelenler hemen badem bıyıklarından, soluk benizlerinden belli! Ben o zaman da hâlâ daha da Karakızılderili!

Son Haberler

Maradona: Devrimci mi, serseri mi?

Sezar’ın hakkını Sezar’a verdiğimiz gibi, Maradona’nın hakkını Maradona’ya vermek ve bu koşullarda, “serseri olduğu gibi devrimciydi de” demek lazım. YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Futbol dünyasından bir...

‘Medeniyet’in rezilliği!

Danimarka milyonlarca vizonu, koronavirüs mutasyonu endişesi ile katletti. Hayvanların cesetleri, gömüldükleri toplu mezardan fırladı!.. RED haber - Danimarka bir vahşet skandalıyla sarsılıyor. Milyonlarca vizon öldürüldü,...

Sıra dünyayı kandırmaya geldi

Türkiye Medrano Sirki'ne döndü. Vaka sayıları bir anda on binlere yükseltildi. Dün dünyayı "vaka yok" diye kandırmaya çalışan AKP iktidarı şimdi "vaka çok" demeye...

Yavru Arınç ‘reisçi’ çıktı

Bülent Arınç’ın AKP İstanbul Milletvekili olan oğlu Ahmet Mücahit Arınç, babasının istifasıyla sonuçlanan kriz sonrası açıklama yaparak, "Benim kabem Tayyip'tir" demeye getirdi... RED haber -...

Jöleli ters köşe!

Eski milli kaleci ve Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş, iktidar tarafından şımartılan Jöleli Yiğit Bulut'a haddini bildirdi. RED haber - Türkiye A Milli Futbol...