Gazete REDABD’den Genelkurmay’a kayyum ataması!

ABD’den Genelkurmay’a kayyum ataması!

ABD Genelkurmay Başkanı Dunford geldi yine. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’la görüştü. İki tarafın görüşmesine ilişkin fotoğrafı gördük. ABD’li rütbelilerin karşısında Türk rütbeliler vardı. Ve aralarında bir sivil, Erdoğan’ın danışmanı İbrahim Kalın!

Yapılan ortak açıklamanın sonunda dendi ki; “İki ülkenin askeriyeleri arasındaki ilişkileri mükemmel. Hatta Dunford, cuma günü Akar’ı arayıp ‘İkili konuları görüşmek için pazar günü uğrayabilir miyim?’ diyecek kadar rahat hissediyor.”

Biz de sondan başa doğru gidelim o halde; Dunford uğradı ve rahattı, evet! Orada ne konuşulduğunu yerinde öğren ve derhal bana bildir, dercesine danışmanını iki askeri heyetin görüşmesine katılmak üzere gönderen Erdoğan da o derece rahat mıydı, bilemiyoruz!

Medyanın aktardığına göre, bu ziyaret sürprizdi!

Saf olmayalım. Elbette değildi!

Peki, ne amaçlandı? Yine medyaya bakacak olursak Türkiye, ABD ile Rakka operasyonu konusunda anlaştı. Müthiş!

Tabii, durum kamuoyuna böyle servis edilince, bunu duyan, tam da Erdoğan’ın istediği gibi Suriye’den bir kahramanlık hikayesi devşirebilmesi için ona fırsat yaratıldığını, bunun da başkanlık yolunda yeni bir aşama olacağını, Türkiye’nin Rakka operasyonuna fiilen katılacağını, büyük Türk mebusu Şamil Tayyar komutasında bölgeye yıldırım gibi intikal edecek TSK birliklerinin IŞİD’i üç saatte tepeleyip yirmi bir pare top atışı eşliğinde Rakka’ya Türk bayrağı diktikten sonra muzaffer bir eda ile bu kutlu seferden dönerken sınırda bu zafere aç milyonlar tarafından karşılanacaklarını, o hızla yol boyu biriken kalabalıkları yararak at üstünde Ankara’ya varıp Suriye’nin anahtarını başkomutan Erdoğan’a altın tepside sunacaklarını, Erdoğan’ın da 82 ile başlayan plakayı törenle Şamil Tayyar’a verip kendisini Rakka eyalet Valisi ilan edeceğini filan zanneder!

Saf olmayalım. Elbette değil!

Neymiş? Rakka ve Musul da dahil olmak üzere koordineli operasyonların planlaması beraber icra edilecekmiş! Dahası, bu zorlu çalışmalar sürdürülürken, tamamen yakın olmak istemişler! Çok yakın! Hatta o kadar ki, Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTKOM) Votel’e rapor vermek üzere bir ABD’li generalin Türkiye Genelkurmay Başkanlığı’nda görevlendirilmesi konusunda anlaşmışlar!

Kimdi Votel? 15 Temmuz’dan sonra darbenin arkasında olmakla suçlanan, Erdoğan’ın da “Sen kimsin? Bir defa haddini bileceksin, kendini bileceksin. Darbeyi püskürten bu devlete teşekkür edeceğine tam aksine darbecilerin yanında yer alıyorsun. Zaten darbeci senin ülkende. Darbeciyi senin ülkende zaten besliyorsunuz!” diyerek payladığı general!

Kısacası, 15 Temmuz’da Türkiye’de darbe yapmaktan sorumlu tutulan ABD, bizim Genelkurmay’a kayyum atamış ve Türkiye’ye de bilmem kaçıncı eyalet plakasını takmıştır!

Rusya, ABD ve koalisyonun IŞİD’le mücadele konusunda gevşekliğini yüzlerine vurduktan sonra, ABD gidişata çekidüzen vermek, bunu da Türkiye’nin faaliyetlerini kontrol altına alarak başlatmak üzere sürece el koymuştur. Zira önceki hafta Batı’ya seslenip “IŞİD’le mi savaşacaksınız, bizle mi?” diye soran Rusya’nın şakası ve bölgede olası yeni ‘yanlışlıklara’ tahammülü yoktur. Gündeydoğu sınırında, olası yeni ‘yanlış’ hamlelerin habercisi gibi askeri yığınaklar yapmakla meşgul olan Erdoğan’ın Rakka ve Musul rüyası bitmiştir. Buralarda operasyonlara katılma ve kahramanlık hikayesi devşirme işi suya düşmüştür. ABD’ye karşı atıp tutan Erdoğan/AKP iktidarının söylemleri karşısında gerilen ve yakın gelecekte daha da gerilecek ilişkiler nedeniyle, Ortadoğu’da İncirlik Üssü’ne alternatif arayışına girdiği söylenen ABD, en iyi alternatifi bulmuş ve Türkiye Genelkurmay Karargahı’na yerleşmiştir! Son günlerde güney sınırına sevk edilen askeri birliklerle yaratılan hareketlilik de dahil olmak üzere, sınırlardaki karşılıklı aksiyonlar da, çift yönlü cihadçı militan trafiği de bundan böyle herhalde ‘söz dinlemeyen müttefik’ Erdoğan’dan ABD’nin yönetimi ve kontrolüne geçmiştir. Bu hamle, yakın gelecekte çok ciddi iç ve dış gelişmelerin habercisidir.

Önceki hafta, Türkiye’deki konsolosluk çalışanlarının ailelerine Türkiye’yi terk etme çağrısında bulunan ABD, bir ‘yerinden yönetim’ örneği olarak güvenliği işin merkezinden yönetmeye karar vermiş görünüyor!

Bizim yandaş ve ana akım medya, ABD Genelkurmay Başkanı Dunford’un Türkiye ziyaretinde “Merhaba” kelimesini nasıl hecelediğini ama bu şirinliğe rağmen, Erdoğan şiddetle karşı çıktığı halde Rakka’da operasyonlara katılan “Vay-pi-ci”nin ABD tarafından bir de ağır silahlarla donatılması karşısında kendisine nasıl da ‘ağır sitem’de bulunulduğunu çiziktiredursun, Genelkurmay’dan sonra yeni ve daha yakın ‘işbirlikleri’ için Saray’a da bir kayyum atamak üzere bu sefer ABD Başkan Yardımcısı bir hafta sonu Erdoğanlara uğrayabilir!

Lozan’dan, Misak-ı Milli’den bahsedip, Osmanlı motifleriyle işlenmiş mezhepçi-İslami emperyal hevesler peşinde koşan Erdoğan’ın, bu memlekette Kurtuluş Savaşı’nın emperyalistlerle beraber kendi halkına karşı değil, halkla beraber emperyalistlere karşı verildiğini öğrenmesi için artık çok geç!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,818BeğenenlerBeğen
17,097TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol