Gazete REDABD’de isyan ‘normalleşti’…

ABD’de isyan ‘normalleşti’…

George Floyd’un Minneapolis, Minnesota’da, bir polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan protestolar 10 gündür büyüyerek devam ediyor. O zamandan beri, büyük şehirlerden küçük kırsal kasabalara kadar ülke çapında protestolar yayıldı.

RED Haber – George Floyd’un polisler tarafından öldürülmesi, Amerika’da 1968’de Martin Luther King Jr.’ın suikastından bu yana görülmeyen ölçekte protestolara neden oldu. 10 bin protestocu tutuklandı.

Geçen hafta sonu ve bu haftanın ilk birkaç günü, şiddetli çatışmalarla sonuçlanan birçok protesto ile birlikte ABD’de tansiyon arttı. Şiddet ve New York gibi şehirlerde yaygın yağma, yetkilileri Washington, DC ve Los Angeles gibi birçok şehirde sokağa çıkma yasağı uygulamaya teşvik etti.

Sokağa çıkma yasağı ilan edilmesine rağmen protestolar devam etti.

Senatörler, belediye başkanları, polis müdürleri, çeşitli devlet kurum ve kuruluşlarının yetkilileri barışçıl protestoları desteklediklerini açıkladı ve bunun Amerikan halkının anayasal hakkı olduğunu söylediler.

Başkan Trump’ın halka terörist demesini kınayan pek çok yönetici bu söylemin ülkede kaosa neden olduğunu savundu.

Yöneticiler, “barışçıl gösterileri sabote eden yağmacıların ve saldırganların” ise yakalanıp, yargılanacağını belirttiler.

Öte yandan, polisin barışçıl protestoculara aşırı güç kullanması da ağır bir şekilde kınandı ve polis tavır değiştirmek zorunda kaldı. Bazı şehirlerde polis protestolara katılarak halka desteğini gösterdi.

Bazı yerlerde polis, sokağa çıkma yasağına rağmen gösterilerin devam etmesine izin verdi. Diğer yerlerde memurlar, bazen zorla protestocuları tutuklayarak sokağa çıkma yasağını uyguladı.

Çarşamba ve Perşembe günkü protestolar büyük ölçüde sakindi. Los Angeles sokağa çıkma yasağını kaldırdı ve protestocular şehir merkezine huzur içinde yürüdü.

George Floyd davasında, üç eski polis memuru J. Alexander Kueng, Thomas Lane, and Tou Tha hakkında suç duyurusunda bulunuldu ve yargılanmalarının önü açıldı. Derek Chauvin suçlamaları ikinci derece cinayete yükseltildi

Sadece ABD değil,  Sydney’den Londra’ya ve Paris’e kadar binlerce insan dünyanın dört bir yanındaki insanlar ırksal eşitlik konusuna dikkat çekerek, Amerika’daki ‘Siyah Hayatlar Değerlidir’, ‘Nefes Alamıyorum’, ‘Nefes Alamıyoruz’, sloganlarıyla protestolar düzenledi.

Başkan Trump’ın protestocuları terörist olarak nitelendirmesi, orduyu devreye sokma tehdidi Amerikalı sivil ve askeri yetkililerinin büyük tepkisini topladı. Yapılan anketler de Amerikan halkının da Trump’ın halkın protesto hakkını ordu ile bastırma çabasının desteklenmediğini ve Trump’ın oylarının düştüğünü gösteriyor.

Söz konusu olan madde şu;

Amerika Birleşik Devletleri Anayasası Birinci Ek Maddesi (Değişiklik I),

“Kongre, herhangi bir dini kurum/kuralı temel alan veya ibadetini yasaklayan ya da ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü kısıtlayan; ya da halkın barışçıl şekilde toplanma ve şikâyete neden olan bir halin düzeltilmesi için hükümetten talepte bulunma hakkını kısıtlayan herhangi bir yasa yapamaz.”

Georgia Temsilciler Meclisi’nin eski üyesi Demokrat Stacey Abrams, ABD Başkanı Donald Trump’ın protestolara saldırmasını kınadı ve oy verenleri bu yıl öfke ve hayal kırıklıklarını sandıklara götürmeye çağırdı.

Afganistan’daki Amerikan kuvvetlerinin eski komutanı General John Allen, eski Savunma Bakanı James Mattis de ABD Başkanı Donald Trump’ın protestoculara terörist demesini, ABD ordusunu halkın üzerine salma tehdidini kınadılar ve halkın protesto hakkının anayasa ile güvence altında olduğunu, ABD ordusunun ‘anayasa’ ve halkı korumakla görevli olduğunu hatırlattılar.

Neredeyse iki düzine Demokrat senatör Çarşamba günü en üst düzey Pentagon yetkililerine, Başkan Donald Trump’ın protestolara müdahale etmek için orduyu çağırma tehdidine karşı yeni bir uyarı yaptı.

21 senatör, Savunma Bakanı Mark Esper ve General Mark Milley’e yazdığı mektupta, ‘1807 İsyan Yasası’ ile ABD içinde federal birlikleri konuşlandırmaya çağırmanın protestolara edilen müdahaleyi militarize edeceğini ve yasanın ‘tarihsel kullanımına’ aykırı olacağını yazdı. Mektupta, senatörler, “ABD ordusunun Amerikalıların İlk Değişiklik haklarını engellemek için kullanılmasına en güçlü ifadelere karşıyız,” dendi.

ABD Savunma Bakanı Esper, “Bir bakan ve eski bir asker olarak, ‘Ayaklanma Yasası’nın uygulanmasını desteklemiyorum” diye açıklama yaptı.

Meclis Başkanı Nancy Pelosi Başkan Trump’a, ülkenin başkentinde federal kolluk kuvvetlerinin artan varlığından duyduğu endişeyi ifade eden bir mektup gönderdi. Mektupta, hükümetten Ulusal Muhafızların neden Başkent ve diğer eyaletlerde görevlendirildiğini açıklanmasını istiyor.

DC Belediye Başkanı Muriel Bowser, düzenlediği basın toplantısında Pelosi’nin durumla ilgili açıklamasına teşekkür etti ve, “Askerlerin Washington DC’den gitmesini istiyoruz,” dedi.

Eski Başkan Barack Obama, devam eden protestoları eleştirenlere seslendi: “Unutmayın, bu ülke protestolar üzerine kuruldu. Buna Amerikan devrimi deniyor.”

Obama, sokaklardaki protestoları alkışladı.

Philadelphia’daki Belediye Binası’nda yaptığı konuşmada, Başkanlık seçimlerinde Demokratların adayı olan Joe Biden, “Floyd’un polis tarafından gözaltında ölümü ‘milletimiz için hepimiz için bir uyandırma çağrısı’ oldu,” diye konuştu.

Biden, “Ülkemiz, bizi birleştirebilecek liderliği arıyor” diyerek Trump’ın İlk Değişiklik tarafından garanti edilen özgürlükleri anlamak için Anayasa’yı okuması gerektiğini söyledi.

Minneapolis’teki North Central Üniversitesi’nde dün George Floyd için düzenlenen anma töreni sevgi, umut ve kapsamlı bir değişim çağrısı ile geçti. Törene Floyd’un ailesi, sivil haklar liderleri, devlet görevlileri de dahil olmak üzere yüzlerce insan katıldı.

Kaynak: CNN

Önceki İçerikSefiller ve virüsler
Sonraki İçerikBilimsel Paradokslar – II

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,156BeğenenlerBeğen
17,024TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol