Ziraat’ı da ‘Tüpçü’ye mi verdiler?

0

Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı köylerden birinde bir çiftçi, Ziraat Bankası’na olan kredi borcunu vaktinden önce kapamış ve yeni kredi alabilmek için hakkı olduğunu düşünerek yatırım yapmıştı. Her şey böyle başladı…

Biraz paraya sıkıştığında bankaya giden çiftçi, hakkı olmasına rağmen kredi alamayacağını öğrendi. Çünkü o sıra krediler sınırlandırılmıştı.

“Nasıl olur?!” diye sordu, “Ben kredi borcumu vaktinden önce ödedim, yeni kredi için hakkım var!”

Bankadan ret cevabı geldi. Krediler gerçekten sınırlandırılmıştı.

Çünkü o sırada Ziraat Bankası Demirören Grubu’na Doğan Medya’yı alabilmesi için milyarlık kredi vermişti!

Burhaniyeli çiftçi battı!..

Yıllar önce çiftçi bankası olarak kurulan, tarımı ve özellikle küçük çiftçileri desteklemek için tasarlanan Ziraat’in kaynakları iktidar tarafından yandaş medyayı büyütmek üzere Demirören’e aktarılmıştı. Sırf bu yüzden yüzlerce çiftçi batağa sürüklendi.

Çiftçiler hakları olan kredileri kullanamıyordu ve hâlâ da kullanamıyor!

Bu sefer devreye ‘Tüpçü’ Demirören’in başında bulunduğu Futbol Federasyonu girdi. Tamamına yakını başkan ve yöneticilerinin ihale alabilecek şöhrete ulaşması için aşırı borçlandırılan kulüplerin bütün borcu, Ziraat Bankası’nın ve dolayısıyla Hazine’nin ve sonuçta elbette bu fukara milletin üzerine yıkıldı.

Şımarık futbolcular, babasının şirketlerden uzak dursun da batırmasın diyerek futbol aleminin başına tebelleş ettiği bir Futbol Federasyonu Başkanı, kebapçılarla dalaşma meraklısı Fatih Terim başta olmak üzere onlarca cahil “teknik adam”, yapılan milyar dolarlık hesapsızca harcama, bunların hepsi bu milletin başına kaldı…

Borçları ödeyecek müesseselerin başına yerleştirilen Ziraat Bankası adeta ‘Tüpçü’ Yıldırım Demirören’in ‘Çiftlikbank’ı haline getirildi.

Durum özetle şöyle:

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak hepimiz Demirören Grubu’nun beş para ödemeden Doğan Medya’yı satın almasını finanse ettik. Bu yetmedi. Öyle büyük bir borç yükü altına sokulduk ki, Türkiye’deki futbol kulüplerinin ahmak yöneticilerinin iflasa sürüklediği takımları, kursağımıza giren her lokmadan keserek biz finanse ediyoruz.

Çocuklarımız et yüzü göremiyor çünkü şımarık futbolcuların ve teknik direktörlerin milyonlarca liralık bonservislerini ödüyoruz.

Talimat KaçAk Saray’dan geliyor. KaçAk Saray’da yaşayanlar ise bırakın eti falan, kilosu 5 bin lira olan çaydan içiyor.

Kimin parasıyla mı? Sizin bizim paramızla!

CHP’li Özgür Özel’e kulak verelim:

CEVAP VER