Uyuşturucu baskını diye gittiler…

0

Avrupa ülkelerine siyasi iltica ve alınan sosyal yardımlar, fazlaca istismar edilen bir alan. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup Avrupa ülkelerine siyasi iltica başvurusu yapanlar içinde çok ciddi bir bölümü siyasi mücadele yürüten ve gerçekten iltica etmek zorunda olan kişiler değil.

Kendilerine olmayan bir “siyasi geçmiş” uydurarak Avrupa’da daha iyi bir yaşam peşinde koşan kişilerin varlığı, gerçekten siyasi ilticaya ihtiyacı olanların önünde de bir engel teşkil ediyor.

Sosyal yardımlar da bir başka istismar konusu. Üstelik bu istismarlar, sosyal yardımları kesmek isteyen iktidarlara bulunmaz bir fırsat veriyor.

Dün Almanya’da yayınlanan Bild Gazetesi‘nde bir haber çıktı.

Alman devletinden sosyal yardım alan Türk vatandaşının evinde yapılan uyuşturucu aramasında 61 bin 300 avro bulunmuştu. Polis paraya “suç geliri olma ihtimali”ne karşılık el koymuştu. Bu paranın iadesi davasında ayrıntılar ortaya çıktı.

Oğlu uyuşturucu işine bulaşmış olan ve bu yüzden evi basılan Hatice B. hem Alman devletinden sosyal yardım alıyor, hem de Türkiye’deki mülklerinden kira gelirlerini topluyordu. Böylelikle evde 63 bin 300 avro bulunması şaşırtıcı değildi! Yani paranın kaynağı uyuşturucu değil, kira gelirleriydi.

Hatice Hanım’ın eşi de Türkiye’de emlakçılık yapıyordu! Daha sonradan boşanmış olan çiftin Türkiye’de epey bir mülkü bulunuyordu.

Alman devleti, 63 bin 300 avroyu iade etme ama verilen sosyal yardımları tahsil etme peşinde. Hatice B’nin avukatı ise buna itiraz ediyor: “Sosyal yardıma ihtiyacı var.”

Doğrudur. Herkesin daha fazla paraya ihtiyacı olabilir. Fakat ne yazık ki, bu istismarlar Avrupa’daki sosyal yardımların kesilmesini isteyen burjuva iktidarlarına istedikleri malzemeyi veriyor. “Şark kurnazlığı” geri tepiyor, tüm yoksulların sosyal yardımlarının kesilmesi tehdidini doğuruyor.

Bir de “Almanca konuşan Türk ırkçıları” gerçeği var ki… Muhtemelen içlerinde epey bir sosyal yardım alan vardır:

CEVAP VER