Türkiye’nin yüzde 69’u borçlu, işsiz sayısı 3 milyonu geçti

0

AKP’nin zengini daha çok zengin eden ve işçi sınıfını daha çok fakirleştiren ekonomik performansı TÜİK istatistiklerinin açıklanmasıyla yine şaşırtmadı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 Haziran dönemi ‘İşgücü İstatistiklerini açıkladı. Mayıs döneminde yüzde 9,7 olan işsizlik oranı haziranda yüzde 10,2 seviyesine çıkarak çift haneye yükseldi. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise yüzde 10,9 olarak gerçekleşti.

TÜİK’in açıklamasına göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı Haziran 2018 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 64 bin kişi artarak 3 milyon 315 bin kişiye çıktı. İşsizlik oranı ise yüzde 10,2 seviyesinde. TÜİK verilerine göre geçen nisandaki işsizlik yüzde 9,6 olarak gerçekleşmiş ve Mayıs 201’dan bu yana işssizlik ilk kez tek haneli rakamlara gerilemişti.

Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 0,1 puanlık azalışla yüzde 12,1 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 19,4. 15-64 yaş aralığında bu oran değişim göstermeyerek yüzde 10,4’te kaldı. İstihdam edilenlerin sayısı ise Haziran 2018 döneminde 29 milyon 314 bin kişi, istihdam oranı ise 0,4 puanlık artışla yüzde 48,4’e çıktı.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 133 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 744 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 19,2’si tarım, 19,6’sı sanayi, 7,2’si inşaat, 54’ü ise hizmet sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,9 puan, inşaat sektörünün payı 0,4 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,8 puan, hizmet sektörünün payı ise 0,4 puan arttı.

Kayıtdışı Çalışma Arttı

Haziran 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 puan azalarak yüzde 34 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim göstermeyerek yüzde 22,4’te kaldı.

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 75 bin kişi artarak 28 milyon 748 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan artarak yüzde 47,4’e çıktı.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı ise bir önceki döneme göre 93 bin artışla 3 milyon 505 bin kişi olarak kayda geçirildi. İşsizlik oranı 0,3 puan artarak yüzde 10,9’a yükseldi.

Zenginler Daha Zengin, Borçlular Daha Borçlu

Türkiye’de en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, 2017’de bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak yüzde 47,4’e yükseldi. En düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan artarak yüzde 6,3 oldu.

Hanehalkı kullanılabilir gelirinin, hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak hesaplanan eşdeğer hanehalkı büyüklüğüne bölünmesiyle elde edilen “eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine” göre, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, 2017’de bir önceki seneye kıyasla 0,2 puan artarak yüzde 47,4 ve en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun payı 0,1 puan artarak yüzde 6,3 oldu.

Toplumun en zengin yüzde 20’sinin gelirinin, en yoksul yüzde 20’sinin gelirine oranı 7,7’den 7,5’e düştü.

Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan ve sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1’e yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade eden Gini katsayısı, 2017’de bir önceki yıla göre 0,001 puan artışla 0,405 olarak tahmin edildi.

Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 12,7 artarak 19 bin 139 liradan 21 bin 577 liraya çıktı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılına ilişkin Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 12,7 artışla 19 bin 139 liradan 21 bin 577 liraya çıktı.

Toplam eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirleri içinde en yüksek payın, yüzde 48,9 ile maaş-ücret gelirine ait olduğu belirlendi. İkinci sırayı yüzde 19,7 ile sosyal transfer gelirleri, üçüncü sırayı yüzde 19,6 ile müteşebbis gelirleri aldı. Müteşebbis gelirlerinin yüzde 21,4’ünü tarım dışı gelirler, sosyal transferlerin ise yüzde 91,4’ünü emekli ve dul-yetim aylıkları oluşturdu.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan (ortanca) gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla kıyasla 0,8 puan gerileyerek yüzde 13,5 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre ise yoksulluk oranı bir önceki yıla kıyasla 1,1 puan azalarak yüzde 20,1 oldu.

Tek kişilik hanehalklarının yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,7 puan düşüşle yüzde 8,2, bağımlı çocuğu olmayan hanehalklarının yoksulluk oranı 0,2 puan gerileyerek yüzde 3,8, bağımlı çocuğu olan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,9 puan düşüşle yüzde 17 olarak gerçekleşti.

Okuryazar olmayanların yüzde 25,4’ü, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 21,7’si yoksulken, bu oran lise altı mezunlarda yüzde 11,7, lise ve dengi mezunlarda yüzde 5,5 oldu. Yükseköğretim mezunları yüzde 1,5 ile yoksulluk oranının en düşük gözlendiği grup olarak belirlendi.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre, son yılda yoksul olan ve aynı zamanda önceki 3 yıldan en az 2’sinde yoksul olduğu belirlenen fertleri kapsayan ve 4 yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan “sürekli yoksulluk” oranı, 2016’da yüzde 14,6 iken geçen yıl yüzde 14 olarak hesaplandı.

Geçen yılın sonuçlarına göre, nüfusun yüzde 40,8’i konutunda “izolasyondan dolayı ısınma” sorunu yaşarken, yüzde 36,6’sı “sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi” ve yüzde 22,9’u “trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar”la karşı karşıya kaldı.

Nüfusun, yüzde 69,2’si konut alımı ve konut masrafları dışında taksit ödemeleri veya borçları olduğunu, yüzde 60,8’i evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayamadığını ve yüzde 13,4’ü konut masraflarının hanelerine çok yük getirdiğini beyan etti.

Finansal sıkıntıyla karşı karşıya kalan nüfusun oranı olarak tanımlanan ve beklenmedik harcamalar, evden uzakta bir haftalık tatil, ödeme zorluğu, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek, evin ısınma ihtiyacı, çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon, otomobil sahipliği olarak belirlenen 9 maddeden en az 4’ünü karşılayamayanların durumunu ifade eden “ciddi maddi yoksunluk” oranı, geçen yıl yüzde 28,7 olarak tespit edildi. Bu oran 2016’da yüzde 32,9 düzeyindeydi.

CEVAP VER