Tipi hayatı felç etti!

0


80’li yılları hatırlayanların bildiği bir iç çamaşırı reklamı vardı, “Yıldız, yanılmadınız” diye. Reklamda o dönemin en iyi mankenlerinden Aydan Adan oynar idi. Uzun bir mankendi ve birçok markanın reklamında oynamıştı.

Eskiden ‘yıldız’ derken aklıma bu reklam ve güzeller güzeli manken ablamız Aydan Adan gelirdi.

Şimdi de yıldız geliyor, ama Nurettin Yıldız geliyor. Midenizi bulandırmış olmayayım, maalesef öyle.

Sandığımızdan çok fazla ve kontrol altında tutulması gereken ileri seviyedeki bu psikolojik vaka, ilahiyatçı kimliğiyle bu topluma yön vermeye çalışıyor. İşin kötü tarafı, sorgulama yetisi düşük kitleler de bu nevrotik tiplerin arkasından düşünmeden gidiyor. Lut kavminin ismini güncelleyerek ‘but kavmi’ şekline soktular. Değişen bir şey yok.

Yahu arkadaş, bir kere de ucunda uçkur derdi olmayan bir şeylerden bahsedin. Bir dinci çıkıp desin ki, “İşçinin, garibin, gurabanın hakkını yemek haramdır…”

Bırakınız bunları…

Dincilerin yeni nesilden beklentisi: Dizi-film izleme, müzik dinleme, Kuran dışında kitap okumana gerek yok. Arapça ve Osmanlıca dışında yabancı dil bilmene gerek yok, yabancı din bilmen ise zinhar yasak. Başka ülkeler görmek Arabistan (Mekke-Medine) dışında vizyon değil, vatan hainliğidir.

Tarih var oldukça anlamlı kalacak, “Bütün yollar Roma’ya çıkar” sözüne hayli yıllar evvel Arthur Koestler’in Spartaküs romanında rastlamıştım. İşte bu ortamın toprağında yetişmiş Nurettin Yıldız. Her yol Roma’ya değil, sekse çıkıyor adamın kafasında.

Din adı altında pedofiliyi, sapıklığı meşrulaştırmaya çalışan kişi… Nedense bu tür sapıklıklar da hep din adı altında yapılıyor, nasıl bir tesadüfse.

Aslında güzel şeyler de söylüyor. Şöyle ki: “Çay şehvet uyandırır” diyor ya, o halde bizim rakı ve şarap masumdur!

Tabii benim bakış açım bir metafordur.

Sulandırmayalım…

Bir yıl kadar önce idi. Benim yaşadığım kentte Çağrı Eğitim Vakfı adlı bir dinci dernek bu adama konferans verdirmişti. Sevmediği tüy burnunda biter misali o gün konferans verilecek salonun bulunduğu binaya gitmem gerekiyordu.

Tam binadan inerken Nurettin Yıldız ve butsever arkadaşlarıyla merdivenlerde karşılaşmayayım mı? Merdivenlerin o kalabalığında Nurettin Yıldız’la neredeyse kıç kıça değecektik. Belki de akraba olacaktık.

Bir insanın başına bu kadar kötü bir şey gelebilir mi? Benim gelmek üzereydi. Yıldız’ın yanında geçerken ağır bir koku hissettim. Ne süründü bilmiyorum, hacı yağı mıdır, neyse artık, köpek maması gibi kokuyordu.

Doğru ve yanlışı ayırma, farkına varmaya moral deniyor. Ahlak/etik de morallerin toplamı.

Doğru ve yanlış ayrımını inancınız, ideolojiniz, davanız vb temeller üzerinden
yapıyorsanız; ya ahlaksızlıkların farkına varmıyorsunuz, ya da kılıf buluyorsunuz… Ahlaksızlıklar ahlakınız oluyor.

Ahlaksızlık dincilerin geleneğinde, öğretilerinde var. Aslında yadırganacak, garipsenecek bir durum yok. Adamlar ahrette gani gani vajina sözü veriyor, daha fazla bu konu hakkında konuşmaya gerek var mı?!

Komedyenlerin taktiği, gerçeğin tersini abartarak insanları güldürmektir. Nurettingillerin taktiği, gerçekleri söyleyerek bizleri güldürmektir.

Demem o ki, sevgili okur.

Gaybubeti Haşefe yapamayacakları hiçbir şey yok. Her şeye her an hallenebilirler.

Misal, para düşürseniz eğilip yerden almayın. Maazallah Nurettingiller familyasına denk gelebilirsiniz.

Kadınları geçtik, özellikle köselere ve beyaz tenli olanlara söylüyorum, kollayın kendinizi. Vallahi bunlar kirişi kırdılar, koptular, geliyorlar. Mümkünse kalçanıza göre çelikten silindir şeklinde kasa yaptırıp, asma kilitle kilitleyin. Anahtarı da en yakın yol üzerindeki bir mazgala atın. Atarken kimseye de göstermeyin, yoksa mazgaldan alırlar!

İçinde bulunduğumuz bu karmaşık algoritmaya mahkum olduk gibi geliyor bana.

Bu ülkenin manyağı bitmez, kaderiniz kötüymüş millet; çekeceksiniz mecburen!

CEVAP VER