Talana tam hız devam: Heybeliada Çam Limanı imara mı açılacak?

0

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Heybeliada’daki sit alanının dini merkez inşa edilmek üzere Sanatoryumun Diyanet Vakfına devredileceği yönündeki iddialar Meclis gündemine taşıdı.

Türkiye’nin ilk verem hastanesi olarak 1924 yılında Atatürk’ün isteğiyle kurulan, veremli hastaların yıllarca şifa bulduğu Heybeliada Sanatoryumu’nu yıllardır kapalı tutan AKP iktidarı hem doğayı talan etmeye devam ediyor, hem de dinler arası diyaloğun önünü keserek barışı engelliyor.

224 dönüm arazinin içinde bulunan, Rumlar döneminden kalan tarihi bina, ağaçlarla çevrilmiş tepenin tam ortasında harabe halde duruyor.

Türkiye’nin ilk verem hastanesi olan Sanatoryum, 1924’te Atatürk’ün emriyle Heybeliada’nın Çamlimanı Mevkii’nde 16 yataklı olarak açıldı. “İnce hastalık” denen veremli hastaları tedavi amacıyla kurulan hastane, temiz havası, binayı çevreleyen çam ağaçları, özel doktor ve hemşireleri ile kısa sürede veremliler için şifa yeri oldu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Heybeliada’daki doğal sit alanı olan Çam Limanı ve 94 yıllık Sanatoryumun Diyanet Vakfına devredileceği ve sit alanına dini eğitim merkezi inşa edileceği iddialarına ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi verdi.
Milli Emlak, Sağlık Bakanlığı ve Maliye Hazinesine ait Heybeliada’da bulunan Çam Limanı ve Sanatoryumun Diyanet Vakfı’na devredilmesi için yapılan hazırlıkların geçtiğimiz günlerde Koruma Kurulu gündemine geldiğini hatırlatan Kerestecioğlu; “Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürünün yaptığı açıklamaya göre, Heybeliada’da bir eğitim merkezi yapmaya hazırlanılmaktadır. Ne var ki, Heybeliada’nın en değerli doğal sit ve kentsel bellek alanı Çam Limanı ve Sanatoryum’un halkın kullanımına kapatılması ve imara açılması anlamına gelecek bu devir, kamuoyunun tepkisine neden olmuştur” dedi.
Kerestecioğlu Oktay’a şu soruları sordu:
– Heybeliada’da bulunan Çam Limanı ve Sanatoryumun Diyanet Vakfı’na devredileceği doğru mudur?
– Sit alanı olan bölgenin Diyanet İşleri Başkanlığına devriyle bölge imara mı açılacaktır?
– İstanbul’un en önemli tarihsel, kültürel ve doğal bölgelerinden biri olan Adalar’da yapılaşmanın sit alanları ve yapısal topografya üzerinde yaratacağı tahribatla ilgili bir değerlendirmede bulundunuz mu?
– Bu yıl, Adalar’a ait 1/5 bin Ölçekli Koruma Planı, yapılaşma baskısını artıracağı, artırılan yapılaşma baskısının sit alanlarına doğru ilerleyeceği ve sit alanlarını bozacağı gerekçesiyle iptal edilmiştir. Bu mahkeme kararına karşın doğal sit alanı olan Çam Limanı bölgesinde Diyanet’in eğitim merkezi kuracağını ilan etmesiyle ortaya çıkan fiili hukuksuz durumun karşısında ne yapmayı planlıyorsunuz?
– Bölge halkı yıllardır hastane ihtiyacını dile getirmesine rağmen neden Sanatoryum yeniden hastane olarak hizmete sokulmak yerine Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmektedir?
– Neden ada halkının ihtiyaçları gözetilmeden ve halka danışılmadan bölgenin sosyokültürel yapısını değiştirecek ve ekolojik dengesini bozacak büyük değişiklikler yapılmaktadır?
– Diyanet İşleri Başkanlığının açmayı planladığı eğitim merkezi Heybeliada’da yaşayan gençlerin ihtiyaçları ve talepleriyle örtüşmekte midir?
– Çam Limanı Bölgesinin Diyanet’e devredilmesi onaylanırsa halkın denize girdiği bu doğal SİT alanı halkın kullanımına kapatılacak mıdır?
– Heybeliada’da 9. yüzyılda yaptırılan ve 1 Ekim 1844’de Heybeliada Ruhban Okuluna dönüştürülen Ayia Triada Manastırının yeniden Ruhban Okulu olarak faaliyete geçmesi engellenirken, adanın önemli bir kısmının eğitim merkezi yapılmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmesi, dinler arası barış ve diyalogu nasıl etkileyecektir?”
81 YIL HİZMET VERDİ
1924-2005 yılları arasında hizmet veren sanatoryum, adanın güney tarafındaki Çam Limanı’na bakan bir tepede, İsviçre’deki bir sanatoryum model alınarak inşa edildi. Başlangıçta 16 yatak kapasiteli olan sanatoryum, ilerleyen yıllarda 100’ü doktor ve hemşire olmak üzere 250 personeli ve 660 yatak kapasitesiyle dev bir tesise dönüştü. Burası, İsmet Inönü, yazar Rıfat Ilgaz ve şair Ece Ayhan gibi isimlere de hizmet verdi. Prof. Dr. Siyami Ersek gibi uzman doktorlar yetiştirdi. “Kelebeğin Rüyası” filmi için sanatoryum binaları restore edildi.

CEVAP VER