Murat Belge Tayyip’i eleştirdi!

0

Yetmez Ama Evetçilerin bayrak tutanı, AKP’nin uzun yıllar “soldan” destekçisi, Tayyip için atılan gazlarla katledilen emekli öğretmen Metin Lokumcu’ya “Ergenekoncu” yaftası yapıştırmaya girişecek kadar iktidar yardakçısı Murat Belge Tayyip Erdoğan’ın gerçeklik algısını yitirdiğini öne sürdü.

Birikim sitesinde yayınlanan yazısında Tayyip Erdoğan’ın İnönü üzerinden yürüttüğü demagoji konusunda da “tavır alan” ve İsmet İnönü’ye haksızlık yapıldığını savunan Murat Belge, “İnönü’nün böyle bayram çocuğu gibi ara sıra eline bir Amerikan bayrağı alıp nümayiş yaptığını ima etmek olacak bir şey değildi” diye yazdı.

Belge, iktidara onca yıl verdiği onca desteğe hiç değinmediği yazısında şöyle laflar da etti:

Cumhurbaşkanı bu gerçek dünyanın gerçek olaylarından kopuk ve gerçeklikle gitgide daha fazla mesafesi açılan bir “kendi istediği dünya” kuruyor, yaşatıyor. Brunson üç yıl bilmem kaç ay bir cezaya çarptırılıyor ve birtakım aritmetik hesaplardan sonra serbest bırakılıyor.

Cumhurbaşkanı “Türk adaleti”nden söz ediyor ve Amerika’yı buna inanmaya çağırıyor. Trump zamanında Amerika’nın hangi adalete inandığı, inanacağı ayrı konu da, bu olay herhalde o “adalet” denen şeyin bu ülkede bir işi olmadığını anlatıyor. Hem FETÖ’cü olmuş, yani “darbeci”, hem de PKK’lı ve aynı zamanda casus olan bu adama Türk adaleti üç yılı uygun bulmuş. Ne rastlantı! Tam da çıkmasına uyan bir sayı!

Ve tabii iddianameye, tanıklara v.b. bakınca, bir başka, derin mi derin “Türk adaleti” görülüyor. “Böyle bir ‘adalet’ten Allah herkesi korusun!” dedirtecek bir hukuk harikası.

Ama Cumhurbaşkanı söyledi, bunun adalet olduğunu, üstelik buna güvenmek gerektiğini. Cumhurbaşkanı’ndan daha iyi bilecek değiliz.

Böyle böyle, gerçek dünyanın şimdilik yanında ve bir süre sonra yerinde olmak üzere, Ankara’daki bin odalı “saray”da imal edilmiş yeni bir dünya şekilleniyor. Bu, aynı zamanda, Colombo’dan önce bazı Müslümanlar’ın gidip Amerika’yı bulduğu, Küba yamaçlarında bir de cami inşa ettiği, Türk ulusunun tam on altı adet devlet kurduğu bir dünya olacak. Yavaş yavaş, Abdülhamid’in Britanya elçisini dövdüğü, cihanşümul İslâm ihtilâlini planladığı (ve saire) bir dünyaya doğru evrilecektir.

Ve muhtemelen Cumhurbaşkanı’nın söylediklerinden farklı şeyler söylemek “suç” olacaktır. Şimdiden bir ölçüde böyle ama daha bunun “yasa”sını çıkarmak gerek. Örneğin “Çiçek aşısını Türkler’in icat ettiğine inanmıyorum” demek “hıyanet-i vataniye kanunu”nun kaçıncı maddesi kapsamına girer, kaç yıl hapisle cezalandırılır v.b. Bunların da halledilmesi icap ediyor. Köprülerle, hava alanlarıyla birlikte, bunların, bu “Yeni Türk Hukuku”nun da 2023’e yetişmesi iyi olur.

Oraya doğru gidiyoruz. Kaz adımlarıyla.

CEVAP VER