Krizin bedeli!

0

Bu AKP seçmeni çok acayip dostlar… Günlerdir dolarınızı bozdurun, doların hakimiyetine son verelim çağrıları yapılıyor. He canım, o iş öyle kolaydı. Pek duyarlı vatandaşlarımız, dolar bozdurduğuna dair belge getirene önemli kıyaklar yapacağını duyurdular. Beleş traş, beleş çorba…

Bundan sonrasını ABD düşünsün!..

İsrail’le limoni mi oldun? Bir kasa Cola’nı alıyorsun marketten, götürüp helaya boşaltıyorsun. Korkusundan it gibi titretiyorsun zalım İsrail’i!

İşte milli hassasiyet budur! Hassas olmayanlar düşünsün!..

Rusya’yla mı papaz olduk? Kessinler gazı, eyvallahımız yok! Tezek yakarız ulan, Rusya kim oluyor?! Yeter ki vatandaşın gazı kesilmesin. Gerisini de Rusya düşünsün!..

Dünya lideri (!) gözünü vatandaşın yastık altına dikti malumunuz dostlar. Dünya yastığı. Zannedersin millet evinde dolar besliyor.

IMF’ye borç veriyoruz diye artistlik işleri geride kaldı. Geçen gün okuduğum haberde; “Sabiha Gökçen Havaalanı’nı satalım, oradan gelecek parayı da bilmem nereye harcayalım” diyordu Savunma Bakanı. İşte bu ibretlik bir itiraftır. “Elde avuçta bir şey kalmadı, hepsini yedik bitirdik” demenin itirafıdır. Bu bir yama ekonomisidir. Ülke perişan durumdadır. Mehmet Şimşek’in “1. Dünya Savaşı’ndan beri en kötü günleri yaşıyoruz” açıklaması bir itiraftır; yalnızca itiraf değil, tüy dikmektir!

Dünya lideri (!) gelecek bir ekonomik krizin yerini şimdiden yapmaktadır. Her zaman yaptığı gibi, yalnız kalmış ve mağdur biri olarak karşımıza çıkıp boynu bükükleri oynayacaktır. Neymiş efendim, zat-ı alilerine ekonomik darbe yapacaklarmış. Olmayan şeyin darbesi olur mu? Ekonomi kaldı mı memlekette ki darbesi olsun? Turizm sıfırlanmış. Çiftçilik zaten bitmiş. İşsizlik alarm veriyor. Esnaf bitmiş. İcra ve iflas rakamlarında patlama yaşanıyor. Binlerce üniversite mezunu işsiz var. Okuyanların da gelecekten umudu kalmamış. Millet bunalımda, ki patlayacak yer arıyor. İntihar, cinayet ve cinnet haberleri geliyor her gün bir yerlerden. Cezaevleri dolu. Suriyeli mülteciler de sokaklarda perişan durumda. Hal böyleyken önüne gelene posta koymakla güçlü devlet olunmuyor.

Bir bakıyorsun, bakanları ayrı bir yerde, kendisi ayrı bir yerde sağa sola dayılanıyorlar. Yok AB’ye girmeyi referanduma götürüyorlar, yok sınırları açmakla tehdit ediyorlar. Başkanlık da başkanlık diye zıplayıp duruyorlar…

Memleketi yönetenler hayal alemlerinde dolaşmaktadır dostlar. Art arda gelen itiraflar ve yukarıdaki tabloya baktığımızda büyük bir ekonomik krizin eli kulağındadır…

İşin daha kötü yanı ise, bedeli yine vatandaş ödeyecektir…

CEVAP VER