Katalonya’dan ulus çıkarmak…

0


Katalonya referandumunun en çarpıcı manzaralarından biri…

Katalonya’da süren mücadeleyi özetlememe gerek yok sanırım. Günlerdir hemen her haber kanalında belki de en çok yer alan konu bu. Evet Katalonya halkı başta Barcelona olmak üzere bütün ülke çapında direnişlerle, grevlerle, hayata geçirmeye çabaladıkları halk oylamasıyla İspanya’dan bağımsız bir Katalonya kurma mücadelesini sürdürüyor.

Önce kendi öznel görüşümü belirteyim: Kendisi bağımsız olmayan, orta boyutlu ülkelerde gelişen etnik hareketlerin çok büyük bir faydası olduğuna inanıyor değilim. Hangi gerekçeyle olursa olsun, örnek olarak İspanya’nın bölünmesi kurulacak küçük ülkelerin ikisini birden emperyalizm karşısında daha yumuşak bir hedef haline getirecek, bu ülkelerde devrim ya da sosyalizm şansını daha da azaltacaktır. Olaya halkın ya da işçi sınıfının açısından bakarsak; olay üretim ilişkilerini değiştirecek bir devrimle birleşmediği sürece; “bağımsızlığını” ilan eden ülkede dahi halkın bugün bir bayrak altında sahip olduğu koşulların aynısı (büyük olasılıkla daha da kötüsü) bir başka bayrak altında devam edecektir. Bu nedenle de “ulusal bağımsızlık” konusunu destanlaştırmaktan kaçınmak gerekir. Barcelona’da bugün grev yapan işçi o grevi bir ulusal bayrağı diğeri ile değiştirmek amacı ile değil, ulusal bayrakların ikisini birden yırtmak amacı ile yapsaydı; bu, gerek İspanyol gerekse de Katalan işçi sınıfı açısından daha doğru bir eylem olabilirdi. Bunun için gereken siyasi bilinç, İspanyol ve Katalan işçi sınıflarının sahip olduğu asil geçmişte mevcuttur.

KONUDAN UFAK BİR UZAKLAŞMA

Aşağı yukarı eş zamanlı olarak yapılan Kürdistan ya da Kuzey Irak bağımsızlık referandumu ile Katalonya referandumunu birbiri ile çok fazla karşılaştırmak ya da birbirine karıştırmak çok doğru olmaz. Bunlardan birisi geçmişi İspanya gibi zengin sınıf savaşlarıyla dolu bir ülkede azınlık olarak yaşıyor. Ülkenin tamamı bugün AB emperyalizminin siyasi güdümünde olsa bile belli bir bağımsızlığa sahip ve kendince orta boyutlu bir güç. Katalonya İspanya ortalamasının üzerinde zengin bir bölge ancak İspanya’nın tamamından ayırıp emperyalistlere sunulacak büyük bir enerji ya da maden kaynağının üzerinde de değil. Bu durumu gerek AB gerekse de ABD üst düzey yöneticilerinin daha çok İspanya’nın merkezi yönetimine destek veren açıklamalarından da anlamak olası.

Kuzey Irak, Barzani Bölgesi ya da Kürdistan’da ise durum tamamı ile farklı. Ülkenin büyük bölümü hâlâ bilfiil işgal altında, işgal altında olmayan bölgelerde yer yer savaş var, savaşın sürdüğü ya da henüz bitmiş olduğu bölgeler yanmış yıkılmış durumda, güçlü bir devlet örgütlenmesinden ya da toplumsal örgütlenmeden söz etmek olanaksız ve en önemlisi bölge toprağının altı emperyalistlerin acilen gereksinim duydukları doğal kaynaklarla dolu…

Bu iki çok farklı coğrafyanın ikisinde de sırf bağımsızlık referandumu yapıldığı için birbiri ile karıştırmak Rojava’da Stalingrad romantizmi yapmak kadar saçmadır. Bütün iyi ve kötü yanlarıyla Kürdistan Kürdistan’dır, Katalonya ise Katalonya.

Gelelim Katalonya’dan bir ulus çıkartmak konusuna.

Yazımın başlığını Aydemir Güler’in “sol.org.tr” sayfasında yayınlanan Kriz Bildiğiniz Gibi Değil başlıklı yazısındaki bir cümleden aldığımı -ya da çaldığımı itiraf edebilirim. Sayın Güler’in yazısına genelde katılmakla birlikte “Katalonya’dan bir ulus çıkartamazsınız” cümlesine biraz takıldığımı belirtmeliyim. Aslına bakılırsa bu cümledeki önermeye de tamamıyla katılıyorum. Ne Katalonya’dan, ne Flamanlardan, ne de Barzani aşiretinden bir ulus çıkartamayız. Böyle bir derdimiz de yok zaten. Bu coğrafyalardan ulus çıkacaksa bunu biz ya da birileri imal edecek değildir. Bu bölgelerdeki halkların kendileri kendilerini özdeşleştirebildikleri bir ulus haline gelebilir ya da gelmeyebilir. Bunu yakın gelecekte hep birlikte göreceğiz. Ancak onlara “sizden zaten ulus çıkmaz oturun yerinize” dediğimizde, üzgünüm ama bize de kendimiz için Erdoğan’ın ya da Rajoy’un yanında bir yerlerde oturacak yer aramak kalacaktır.

Ayrıca arkadaşlar, Barzani aşiretinden, Katalandan ya da Flamandan ulus çıkması konusunu tartışmazdan önce oturup biraz düşünmemizde büyük fayda var. Kendimizin Türk olduğu varsayımından hareket edelim. “Neferi” olduğumuz ulusu oluşturan insanların çok büyük bir kesimi kendisini “Türk değil Osmanlı” diye görüyor. Kalanların büyük bir kesimi ise kendisini “Türk değil Kürt” diye görüyor. Şu anda Türkiye’de ulusal devlet için bir referandum yapılsa evet çıkması bir mucize olabilir. Buna karşın gerek Barzani’nin egemenlik bölgesinde gerekse de Katalonya’da halk bugün Türkiye’de olandan çok daha belirgin bir ulusal irade sergilemektedir. Bu koşullar altında başkalarının durumuna dair ahkam kesmek yerine “biz Türklerden ne kadar ulus çıkar” diye sorsak daha doğru olacaktır.

SON TAHLİLDE!

Dünya coğrafyasının herhangi bir yerinde herhangi bir azınlık illa da “kendi” bayrağının altında sömürülmek gibi biraz da çocukça, saçma bir taleple sokaklara dökülüyorsa buna saygı duymak boynumuzun borcudur. Kimse kimseyi istemediği bir bayrağın gölgesinde oturmaya zorlayamaz. Bize bugün saçma gibi görünse bile, Katalan, Valon, Flaman ya da Kürt halkı da diğer halklar gibi kendi hatasını yapma hakkına sahiptir.

CEVAP VER