“İşte böyle bir çocuktu…”

0


Ali İsmail 2013’te Taksim’de başlayıp tüm ülkeye yayılan özgürlük ayaklanmasının hiç unutulmayacak yüzü oldu. Eskişehir’de bir ara sokakta katiller tarafından sıkıştırıldı, “Durun, vurmayın!” diye bağırdı ama katiller durmadı. Azmettiren belli, katiller belli ama bu cinayetin yargıda bir karşılığı yok; cinayet, azmettiricinin ve katillerin yanına kâr kaldı.

Ali İsmail’in ağabeyi Gürkan Korkmaz, RED Dergisi‘nin Kasım 2015 tarihli sayısında kardeşini anlatmıştı. O yazıyı Gazete RED‘e de aktarıyoruz:

Ali İsmail ailemizin en küçük ferdi, göz bebeğimiz, üzerine titrediğimiz evladımız, kardeşimiz… Bu kadar ilgi ile büyümesine rağmen hiçbir zaman şımarmadı ve bencil olmadı. Her zaman empati kuran, çevresini, arkadaşlarını, toplumu düşünen; insan hakları kadar hayvan haklarını savunan, doğayı korumaya çalışan biriydi.

Öyle duyarlı ve yardımsever bir gençti ki Ali İsmail; 2011 yılında, yani henüz 17 yaşındayken, ‘Toplum İçin Gençlik’ isimli bir hareket başlatmış ve arkadaşlarını da örgütleyerek bu kapsamda birçok etkinlik yapmıştı. Yaptıkları ilk etkinlik okulun bahçesini temizlemek olan bu grup, daha sonra huzurevi ziyareti, engelliler için mavi kapak toplama, ilköğretim öğrencilerine okumayı sevdirme, imkanları kısıtlı olan köy okullarına kitap, kıyafet desteği gönderme gibi birçok etkinlik gerçekleştirdi.

Öyle bir genç düşünün ki henüz 17 yaşındayken çocuklarının huzurevine terk ettiği yaşlıları ziyaret ediyor, harçlığını toplum yararına işlere harcıyor, kitabı olmayan çocuklara kitap yardımı yapmak için çabalıyor. İşte Ali İsmail öyle bir gençti…

Ali İsmail her zaman paylaşımcıydı ve tüketim kültürünün hakim olduğu bugünlerde yapılan gereksiz harcamalara hep karşı çıkardı. Telefonunu görseniz inanmazsınız, defalarca akıllı telefon alalım teklifimizi, “Bu kadar harcamaya ne gerek var, bu benim işimi görüyor” cevabıyla reddetti. Aldığı kıyafetler, tişörtler hiçbir zaman marka olmazdı; sevdiği müzik grubunu, sevdiği filmi, hayat felsefesini yansıtan tişörtler, kıyafetler giyerdi. Marka kıyafet alan kuzenlerine, arkadaşlarına, “Markalar sizi reklam panosu olarak kullanıyor, anlamı olmayan tişörtleri neden giyersiniz?” derdi.

Dönün bakın Ali İsmail’in fotoğraflarına, üzerindeki tişörtlere; ya sevdiği müzik grubunun resmi vardır, ya da hayat felsefesi olan barış simgeleri…

10-15 sene önceye kadar köy olan, köy kültürünün hâlâ hakim olduğu bir yerde yaşıyoruz biz, evin avlusu, bahçesi var. Bir gün evin önüne yavru bir yılan gelmiş ve kuzenlerim yılanı görünce çığlık atmışlar. Babam da eline aldığı bir kürekle yılanı vurmuş ki Ali İsmail olayı görmüş. “Baba ne yapıyorsun, neden yılanı vuruyorsun” diye çıkışmış. Babam da “ Oğlum evin önüne gelmiş, ya sizlerden birini ısırsaydı, bunu önlemek için öldürüyorum” cevabını vermiş. Ali İsmail’in verdiği cevabı babam her zaman anlatır; “Hayır baba, biz onun doğasına ev yaptık, bizden önce onlar vardı burada, onu öldürmeye hakkımız yok..” Aldığı darbeyle can çekişen yılanı görünce, “ Artık vurdun öldür de can çekişmesin bari” diye ekleyerek, yılanın acı bile çekmesini istemez.

Ali İsmail işte böyle bir çocuk, böyle bir gençti; yardımsever, doğaya düşkün, yaşlıları ve çocukları önemseyen, engellilere yardım eden ve hayvansever biri…

Ali İsmail böyle bir gençken onu sadece park, sokak isimlerinde yaşatmanın ona haksızlık olacağını düşündük ve 17 yaşında başlattığı Toplum İçin Gençlik hareketinden yola çıkarak geçen sene Ali İsmail KORKMAZ Vakfı’nı (Alikev) kurduk, Alikev; Ali İsmail’in ölümüyle değil, yaşamıyla; düşleriyle, düşlerindeki özgür dünya ile bağlantılı bir kurum.

Çünkü Ali İsmail lisedeyken sınıfını organize ederek kurduğu ‘Toplum İçin Gençlik’ topluluğu için, kuruluş aşamasını ve yapılacak etkinlikleri bir ajandada yazıya dökmüş. Yazının sonunda şunu yazmış:

“Bu yazıları yazma amacım sadece kendi kafamda toparlayıp, bu ekibi gerçekten toplum için çalışan gençleri bir yerlere vardırmak, ekibi resmiyete dökmek ve tanınmak istememdi.”

Bu topluluk kapsamında ilk etkinlikleri okul bahçesini temizlemek, çöpleri toplamak olmuş. Daha sonraki etkinlikler:

– Huzurevi ziyareti; Ali İsmail arkadaşlarını organize ederek iki-üç defa Huzurevi ziyaretine gitti. Telefonunu teslim aldığımızda fark ettik, huzurevinin numarası kayıtlı. Kaç çocuğun telefonunda huzurevi numarası kayıtlıdır? Şimdiki gençlerimiz kendi dede neneleriyle sohbet etmekten çekinir durumdalar.

– Engelliler için kapak toplama; Okulun her katında kapaklar için kutular yerleştirilmiş, sadece okul değil ailedeki herkesi de organize ederek kapak toplamalarını sağladı.

– İlkokul öğrencilerine okumayı sevdirme; Tüm kuzenlerini toplar onlara kitap dağıtır ve bu kitapları okuyup en iyi özeti çıkaran ödül verirdi, ödevlerine yardım eder zaman zaman onları toplar beraber film izlerdi.

– Kitap toplayıp fakir ve kütüphanesiz okullara verme; Kitap ve kıyafet toplayıp Reyhanlı Bitiren İlköğretim Okulu’na verildi.

İşte tüm bu yaptıkları bizlere vasiyet olarak kaldı. Bizler de bu vasiyeti Ali İsmail KORKMAZ Vakfı (ALİKEV) ile yerine getirdik, bir sene içinde birçok faaliyet gerçekleştirdik. (Faaliyet Raporumuzu https://alikev.org/faaliyet-raporlari/ adresinden bulabilirsiniz.)

CEVAP VER