İşçinin alın teri gasp edildi!


Uzel Traktör Fabrikası’nda çalışan 1500’den fazla işçi 11 yıldır tazminatını alamadı. Devlet kuruluşları, Uzel patronu ve Türkiye’nin en ikiyüzlü sarı sendikalarından Türk Metal’in birlikte hareket etmesi nedeniyle, süreç bugüne kadar uzadı.

Şimdi işçiler her Pazar günü Uzel Fabrikası önünde basın açıklaması gerçekleştirerek haklarını aramaya devam ediyor.

Uzel Traktör Fabrikası’nda yaşanan olaylardan sonra işçiler süreci kendileri yürütebilmek için Uzel İşçileri Komitesi’ni kurdu. Umut-Sen, Uzel İşçileri Komitesi Sözcüsü Türker Toprak ile Uzel’de yaşanan 11 yıllık süreci konuştu:

Türk Metal Sendikası eylemimizi kırmak için 500’er TL para dağıttı

Uzel Traktör Fabrikası 2008 öncesinde günde 120’den fazla traktör üretene, sektörde bilenen ve büyük firmalardan bir tanesiydi. 2008’de Ahmet Uzel, Uzel Traktör Fabrikası’nın sahibi öldükten sonra, 2 oğlu annesi ve kız kardeşleri ufak oğlu Önder Uzel’e tüm vekaleti verdiler. Önder Uzel yetkiyi aldıktan sonra Singapur’da başka sermaye grupları ile anlaşarak parayı yurt dışına kaçırdı.2008 yılında fabrika kötüye gitmeye başlamasıyla günde 120 üretimden 10-15’e düştük. 2008’in 6. ayında fabrika tamamen çalışmaz duruma geldi. Fabrika içinde 16 gün bir eylem yaptık. 5 aylık maaşımızı alamamıştık. Türk Metal eylemimizi sonlandıralım diye işçilere 500’er TL’lik para dağıttı. Bu para üzerine işçilerin direnci kırıldı. Türk Metal sendikası bize bir avukat getirdi ve ona uyduk. Bizden imza aldılar ve iş akdimizi feshettirdiler.

2008 yılında mahkeme açıldı. 2013 yılında UZEL Makine A.Ş.’nin iflası verildi. Bu süreçte Önder Uzel hiç boş kalmadı. Sürekli davalar açıldı. Amacı fabrikayı peşkeş çekmekti. Fabrika’da üretimi durdurdu, fabrikayı kötüye kullandı.

2018’e kadar mahkeme sürdü ama bir sonuç elde edemedik. 2013 yılında iflas verilmesi üzerine, Türk Metal sendikası dava açacağını söyledi. Biz dava açsaydık ve ipoteğe gitseydik, alacaklarımızı alırdık.

İflas sonrasında 1402 tane kaçak traktör ürettiler

İflas verildikten sonra, Önder Uzel içeride olan malzemelerle 1402 kayıtsız ve kaçak traktör üretti. Para aldığı bayilere bu şekilde traktör gönderdi ama onları da dolandırdı. 2 traktör anlaşması yapıp, tek traktör gönderiyordu. “Narkotek” Önder Uzel’in açtığı paravan şirketlerden bir tanesi. Narkotek işler bu şekilde yürüdü. Çerkezköy’de bulunan Hattat Hema Holding’in yönetimi Uzel’den geçmişti. Yine Narkotek zamanında gece 3-4 gibi gelip malzeme çalıyorlardı. Önemli malzemelerin hepsini oraya götürdüler. Traktör ile hiç alakası olmayan bir fabrikada traktör üretmeye başladılar. Burada üretilen traktörler Uzel’inkilerin aynısıydı. Biz bunları biliyoruz ama belgemiz yok ve bu sebeple suç duyurusunda bulunamıyoruz. Oraya giden mallar da Uzel patenti altında gidiyorlar.

Önder Uzel kimseye parasını ödememek için “Vera Varlık” isimli paravan bir şirket kurdu

Önder Uzel batmadan önce “Vera Varlık” isminde bir paravan şirket kurdu ve tüm parayı buraya aktardı. Gerçekleşen ikinci alacaklılar toplantısında fabrika mallarının dışarı taşındığını söylediler. Biz de bizzat kendimiz giderek Ahmet Özata’ya yani İflas Müdürüne fabrikada bir hareketlilik olduğunu söyledim. O da böyle bir şey olamayacağını söyledi ve böyle bir durumda görevlilerin işine anında son veririm dedi. Bu işlerin danışıklı dövüş olduğu çok ortada.

Sonrasında biz 70 arkadaş fabrikanın önüne gittik. Sevkiyat vardı. Ne yapıyorsunuz diye sorduğumuzda Önder Uzel’in talimatı ile Vera Varlık adına Yediemin deposuna taşıyoruz dediler. İflas masası malları sattı ve açık arttırma için depoya gönderiyorlar dedi. Biz de mahkeme henüz sonuçlanmadı, malları nasıl satıyorsunuz dedik. Adamlar bizim elimizde yetki belgesi var isterseniz de gösterelim dediler. Biz zorladık ancak aralarında bir kaçı kaçtı. Önerimiz birlikte gidelim, yetki belgesini alalım; sonra da dava edelimdi. Tek başına gitmesine izin vermek istemedik. Bir arkadaş ile gittiler. Bizi doğrudan Mecidiyeköy’deki Vera Varlık şirketine götürdü. Burada Önder Uzel’in bağlantısı ortaya çıktı. Oraya gittiğimizde hırsızlığı yapan Osman Kutluer’i şikayet ettik, karakola gittik.

Osman Kutluer karakolda ‘büyük adamları’ aradı: “ Beni bir saat içinde çıkarmazsanız hepinizi yakarım”

Osman Kutluer, burada hırsızlık yapan ve bizi Vera Varlık’a götüren adam. Karakola gidince açıkça büyük adamları aradı ve tehdit etti. Ya beni çıkartın ya da hepinizi yakarım şeklinde. Sonra memurlar bizimle konuşmaya geldi. Bize siz dava açmayın, biz açacağız dediler. Biz gece 1’e kadar orada ifade verdik.

İflas masasını beklemekten vazgeçtik, şahıs şikayetinde bulunduk ancak savcı takipsizlik kararı verdi

Diğer gün avukatımız Alp Kaan Doğan’a dedik ki, iflas masasını beklemiyoruz ve biz kendimiz dava açıyoruz. Biz şahsımız adına dava açtık ama savcı takipsizlik verdi. Biz davayı 10 Kasım 2018’de açtık. Biz İflas masasındaki Ahmet Özata’ya diyoruz ki, fabrikada hırsızlık oluyor. O da bana hesap soramazsınız diyor. İflas masası memuru olduğunuz için sizin buraya korumanız lazım, burayı koruyamıyorsanız istifa edin dedik. Vera Varlık’ı soruyoruz, siz bize hesap soramazsınız diyoruz.

Adalet Bakanlığından gelen avukat yüklü miktar para istedi

Geçen hafta Adalet Bakanlığından bir avukat geldi. Bize dedi ki; “ Siz parayı verin, ben halledeceğim.” Adalet Bakanlığında çalışan avukat ise dilekçeyi yazması bu işi halletmesi lazım. Bizi kanun bilmez sandıkları içi böyle yapıyorlar.

Komitemizi kurduk, süreci kendimizi yürüyoruz

Süreci yürütmek için bir komite kurduk. Geçen hafta İflas Masası ve İflas Müdürü/ Bilgi İşlem Müdürü Ahmet Özata hakkında 250 kişi suç duyurusunda bulunduk. Bu fabrikanın bize para vermeyeceği açıkça belli. Nisan 15’te satış var. 223 milyondan çıkacak satışa ve alıcı çıkmayacak. Önder Uzel tarafından Kıymet Takdiri yapıldı ve itiraz edildi. Çıkan Kıymet Takdiri ise 360 milyon, bundan bir sene öncesine göre yarı yarıya çıkmış. Bunu satmayacaklar ve kimseye para vermeyecekler.

Gündüzleri gidip malzeme hazırlıyor, geceleri götürüyorlar

Dün basın açıklamasından önce gittik. Bir kamyon gelmiş makine pistollarını yerleştiriyordu. Pistolların tanesi 200 bin lira. Açıkça hırsızlık yapıyorlar ve fabrikayı boşaltıyorlar. Emniyet amiri, iflas masası, devlet hiç kimse bir şey yapmıyor. Burada amacı fabrikayı peşkeş çekecek ve 180 milyondan ihaleye çıkınca kendisi satın alacak.

2019 yılında yönetim katında yangın çıktı

Fabrikada elektrik yok, su yok ama nedense yangın çıktı. Önder Uzel’in tam yönetim binasında ve kendi katında yangın çıktı. Önder Uzel ile arkadaşlar görüştüğünde; “ Ya ben sizin paranızı verecektim ama para yok. Yanan yerde de çok değerli evraklar vardı” diyor. Orada çok değerli evraklar var ise 11 senedir neden orada duruyor? İflas masası neden orada tutuyor? Malzeme kaçırırken bilmiyor muydunuz orada değerli eşyalar olduğunu?

Türk Metal Sendikası bizi içeri almıyor

Biz her hafta Pazar günü fabrika önünde basın açıklaması gerçekleştiriyoruz. Eylemlerimiz için Vatan Emniyetten izin alıyoruz. Türk Metal Vatan Emniyete gidip; “ Uzel’in önündekiler çapulcu, Uzel’de çalışanlar değil; gerekeni yapın.” diyor. Türk Metal’dekiler buraya gelecek belediye başkan adaylarını arayıp, orada provokatörler var gitmeyin demiş 3 kere arayıp.

Biz sadaka istemiyoruz!

Biz kimsenin emeğini çalmak istemiyoruz. Orada 15-20 senedir çalışan arkadaşlar var. Hiç birimiz sadaka istemiyoruz. Önder Uzel hala arayıp telefonda soruyormuş, bu arkadaşlar ne zamana kadar orada duracaklar, diye. Biz eylemi başlattık, sendika ve Ankara’dakiler rahatsız oldu. Bizim amacımız şu ki, paramızı alana kadar her Pazar 11:00-13:00 arası fabrika önünde olacağız. Sizler bize destek olduğunuz sürece biz bu işi çözebiliriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here