Hıyar partisi mi var, tuzluğu kapan koşuyor!

0

İktidar dururken muhalefete vurmak kitabımızda yazmıyor. Ancak, mesele sınıf meselesi olduğunda, muhalefetin kimi zevatı iktidar değirmenine gönüllü su taşıma aparatı olduğunda işler değişiyor. Bu zevata vurmak hem gerekli hem de onlara oy verenleri uyarma sorumluluğumuz var.

CHP’NİN OLAĞAN ŞÜPHELİLERİ

Konu CHP’nin “bağzı” belediye başkanları. Malum devlet gaspçıları ekonomi duvarına tosladıklarını saklamak için türlü türlü film çeviriyor. Doların alayını önüne katıp “trend topic” olmasıyla paniğe kapılan yönetici zevat “millet” uyanmasın diye “milli” önerinin dibine vurdu. “Tez vakitte tüm dolarlar bozdurulsun” talimatı adeta bir seferberliğe dönüştürüldü. Tabii ekonomi bir bilimsel uğraş olduğu için ve AKP seçmeni de pek öyle bilimle filan uğraşmadığı için “emir demiri keser” düsturu ile kampanya renkleniverdi. Dolar bozdurmayı fırsata çevirmeye çalışan esnaf hayli komik önerilerle işin bokunu çıkaracağını ilan etti. Dolar bozdurana yemek, tıraş, simit filan derken sahtekar zekası da tavan yaptı. Beş lira karşılığında “dolar bozdurma belgesi” veren döviz bürosunun dahiyane buluşu, “milli” sahtekarlık seviyemizin ne muazzam olduğunu ortaya koyuyordu!.. Bu saçmalıkları bir bir açıklayıp “bilimsel öneri” sunması beklenen CHP ise, bırakın muhalefeti, bazı belediye başkanları vasıtasıyla bodoslama ahmaklığa destek dalışı yaptı.

KİMİN GELİNİ?!

“Topuklu Efe” nam Özlem Çerçioğlu, malumunuz Aydın Büyükşehir Belediye Başkanıdır. Kendisinin sosyaldemokrat olduğuna dair bir emare olmamasına rağmen CHP tarafından vekil yapıldı, sonra belediyeye de münasip görüldü.

Bu arkadaş, Aydın’ın büyük burjuva ailelerinden birinin gelinidir. Eşi Jantsa adlı kuruluşu yöneten bir iş adamıdır. Malum daha birkaç yıl öncesi devir Fethullah devriydi. Ülkeyi örümcek ağı gibi saran bu yapı işadamlarıyla da hayli hasbıhal etmiştir kuşkusuz. Nasıl AKP’yi kandırdılarsa birçok burjuvayı da kandırmışlardır. Lakin AKP iktidarı “kandırıldık” dediğinde buna “yok olmaz” diyecek bir merci yok. Ama AKP’ye pek bulaşmamış bir sermaye grubu “kandırıldık” dediğinde bunu yiyecek bir iktidar da yok ortada. Kayyımı dayadı mı bittin!

ALPARSLAN’IN PEŞKİRCİSİ!

Çerçioğlu sadece burjuva gelini değilmiş. Tarihe de hayli meraklı olduğunu gördük. Aydın’a iki meydan yaptırmış, sağ olsun. Birine Malazgirt adını, diğerine de 15 Temmuz Demokrasi Meydanı adını uygun görmüş. Klasik CHP’li bir başkan olsa en azından birinin adını Atatürk koyardı. Buradan da anlıyoruz ki klasik CHP’li değil kendisi. Haydi bunlar oldu, meydan adlarında da sorun yok, lakin Sayın Topuklu Efe asıl bu dolar meselesinde Reis tak deyince, şak yapmış. Sen kalk sabahın köründe dolar bozma kuyruğuna gir, sıra bekle ve vezneye 1071 doları bırak. Artık mesaj mı veriyor, subluminal bir durum mu var, yoksa aşırı tarih merakı mı bilemeyiz. Yalnız şunu diyeyim: 1000 dolar olur, 70’i de 50’likti, 10’luktu falan toparlarsın, lakin o sondaki 1 dolarlık banknot çok fena! Benden söylemesi!..

Tabii bir yandan da bu “fetö” işi gulyabani hikayesine döndü. Geçmişte halvet olanlardan birazcık sürtünenlere kadar herkeste bir telaş bir telaş… Piyasada ne kadar sağ zihniyetli hızlı “fetö düşmanı” küfürbaz varsa, aslında alayının yarası var. Bu yüzden de hepsi Reis’in gönlüne girme derdinde. Malum Reis biat edeni yanına alıyor. Bakın Yiğit Bulut’a! (Eskiden demediğini koymazdı, biat etti, hooop baş danışman.) Numan Kurtulmuş ve Süleyman Soylu deyip noktayı koyayım. Bu iki yanardöner siyasetçi de ‘Reis’ için demediklerini bırakmamıştı. Sonuç biat ve ikisi de bakan!..

KILIÇDAROĞLU İMAM HATİP LİSESİ!

CHP’li belediye başkanı Topuklu Efe yalnız değil kuşkusuz. Mesela Beşiktaş Belediye Başkanı var. Murat Hazinedar. Tescilli işçi düşmanı. Şaibeli işlerini CHP içinden dile getiren vekiller var. En çok da “fetöcü” olduğuna dair yazılıp çiziliyor. Fakat sayın başkan AKP’yi ve Reisi övme yarışında kulvarında hayli başarılı. Son icadı müthiş. Genel Başkanı Kılıçdaroğlunu da unutmamış. Kılıçdaroğlu adına bir imam hatip okulu, ‘Reis’ adına bir Cemevi yapmak istiyormuş!

Görüyorsunuz, bu olanlar ancak sınıfsal tavırla açıklanabiliyor. Halkı kullanıp, halktan yana gözükerek makam ve mevki elde edenler bir anda değme faşiste taş çıkartabiliyor. 1071 Malazgirt sevdaları depreşiyor, 1071’in Türk milleti için çok önemli olduğundan dem vurup Aydınlıları döviz bozdurmaya çağırıyor sayın başkan. Asıl fecaat ise şu çağrısında: “Geldiği yere gitmesi için dolara bir tokat da ben atıyorum. Türk ekonomisi güçlüdür. Ekonomik darbelere boyun eğmez. Bunu bütün dünya görmeli” diyor. Tamam kardeşim, anladık, salakları kandıracaksın da, dünyayı salak kategorisine koymayı kimden öğrendin? Sanki durum dünyanın çok da umurundaydı…

Aslında  halk, bu burjuva siyasetçilerine güçlü bir tokat atıp kendi kaderini eline almadığı sürece; dolduruşla, övgüyle gazla birilerini yüceltip, yücelttiklerinin -üstelik kendisini salak yerine koyarak- tepesinde tepinmesine izin vermiş oluyor. AKP’nin CHP ve MHP’den hiçbir farkının olmadığını kimin için siyaset yaptıklarını muhalif görünenlerin sıkıştıklarında nasıl kıvırdıklarına bakarak anlayabiliriz. Özellikle böyle kriz anları aydınlanmak için adeta bulunmaz bir deneyim sunar.

Zengin yoksulun halinden anlamaz. Anlıyormuş gibi yaparak yoksulun rızasını alır ve sonuçta siz onu muhalif sanırken o iktidara hizmet yarışına girer. Mesele sınıf meselesidir ve böylesi muhaliflerin ipliğini pazara çıkarmak ilkesel duruşumuza laf getirmez.

CEVAP VER