Halkımız ve Siyaset…

0


Memleketimizde siyasetin düzeyi… Akıllı olun!..

Yazılar yazdım, açılması gereken yere vatandaş olarak davalar açtım, bana davalar açıldı, iyi kötü bir bazı faaliyetlerde bulundum, içeri düştüm, karşı görüşten insanlarla tartıştım… Memlekette artık bir çok şeyin kabak tadı vermeye başladığını görsem de gündemin, siyasetin içinde olmaya çalıştım. Her hafta RED‘de dilimin döndüğünce bir şeyler yazmaya çalışıyorum.

Bunun yanında “Siyasete ilgim yok” diyen insanlar hep tuhafıma gitmiştir. Siyaseti sanki bir hobi gibi görmenin kafasını anlayamam. Halkımız, futbolla ilgilidir, magazin haberleriyle ilgilidir vs. ama “siyaset ilgimi çekmiyor” diye dudak büzer mesela.

Siyaseti takım elbiselilerin işi gibi görürler ve oy verip 550 vekili meclise yolladıktan sonra görev tamamlanmış gibi düşünürler.

Şöyle mantıksız bir mantık var ya hani, “herkes işine baksın” gibi. Öğrenciysen dersine defterine bak ne işin var siyasetle?! Okullara giderken hangimizin ailesi “aman evladım derslerine bak, sağa sola bulaşma” demedi.

Öğretmensen işine bak, bulaşma siyasete, hukukçuysan önündeki dosyalara bak. AKP Genel Başkanı olan zat kendisi söyledi ya “herkes işine baksın” diye.

Siyaset sadece politikacıların işi midir?

Esasında 80 darbesinden sonra bu memleket apolitikleştirildi. 80 öncesi gençliğe baktığımızda karşımıza çıkan manzara daha olması gereken gibiydi. Sağ-sol çatışmalarını kastetmediğimi söylememe gerek yok sanırım.

Neden apolitikleştirildik konusu ayrı bir yazının konusudur. Şu kadarını söyleyebiliriz, birilerinin adaletsiz çarkının dönmesi için, sorgulayan, okuyan, eleştiren, hakkını arayan, isyan eden insanlar yerine her söyleneni alkışlayan, tezahürat yapan ve en önemlisi itaat eden koyunlar daha makbuldür.

Sarayın faturası için, gemicikler için ve bilumum yolsuzluklar için, İsviçre bankalarına stoklanan servet için, yukarıda bahsettiğimiz ikinci tip vatandaş türü daha uygundur.

Siyasetle tek ilgisi seçimden seçime oy kullanmak olan halklar geri kalmışlığa mahkumdur. Türkiye’nin bugün bu durumlara gelmesi, anlatmaya çalıştığımız bu ilgisizliğin bir sonucudur.

Evet, maalesef halkımız siyasete ilgisizdir. Konuşmaya, tartışmaya, okumaya, soru sormaya ilgisizdir.

Oysa, hayatın kendisidir siyaset, bir hobi değildir ve siyasetçilere bırakılmayacak kadar önemlidir. Ne kadar uzak durmak için çaba sarf etseniz de evdedir, sokaktadır siyaset. Okuldadır, iştedir, çarşıdadır, pazardadır. Kim, ben siyasete girmem derse siyaset ona girer. Yüzde 40 zam olarak girer, soruları çalınmış sınav olarak girer, oyları çalınmış seçim olarak girer, ağır vergiler olarak, baskılar, yasaklar, işsizlik olarak girer.

Bugün yaşanan sıkıntılar işte hep bu yüzdendir. Bu suskunluk, bu ilgisizlik yüzünden.

CEVAP VER