Erdoğan’ın İngilizceyle imtihanı…

Erdoğan konuşmalarında YPG ve PYD’yi neden İngilizce telaffuzlarıyla kullanıyor? Haydi desem ki İngilizceyi çok iyi biliyor ve arada bildiği dilleri karıştırıyor, o da değil. Türkçe dışında dil bilmeyen Erdoğan, Türkçenin ise daha çok argo kelimelerini kullanıyor.

Memlekete böyle lanlı lunlu, kabadayı ağzıyla konuşan başka Cumhurbaşkanı gelmedi. Pi Vay Di (PYD), Vay Pi Ci (YPG) dedikçe beni bir gülme alıyor. Muhalefete her an “lanet olası federaller” diye yüklenmesini bekliyorum.

Aynı Erdoğan, Irak Şam İslam Devleti denilen terör örgütünün Türkçe kısaltması olan IŞİD yerine, Arapça kısaltması olan DAEŞ’i kullanmayı tercih ediyor. Bunu, İslamla terörü yan yana getirmemek için yapıyor diyenler olduğu gibi Arap özentiliğine bağlayanlar da var.

Ne olursa olsun, İngilizcesi olmayan Erdoğan’ın Türkçeyle arasının pek iyi olmadığı anlaşılıyor. Davos’ta “Van Minüts” derken araya “olmazz!” diyerek Türkçe kelime karıştırdığına da şahit olduk ya. Dünyaya rezil olduk.

2009 yılında Ankara’da Putin’in de katıldığı bir toplantıda dönemin İtalya Başbakanı Berlusconi’yi sahneye davet ederken de benzer şeyi yapmış, “Sayın Silvio, come here!” diyerek Türkçe ve İngilizce kelimelerden oluşan ortaya karışık salata yapmıştı.

Meclis albümünde kendine ait kişisel bilgiler kısmında Erdoğan’ın İngilizce bildiği yazılı. Elbette İngilizce bilmiyor. Bu ayıp değil, cehalet de değil. Ama çok iyi bildiğini zannetmek, hem de bu yalanı resmi belgelere işletmek cehaletten başka bir şey olamaz.

Erdoğan’da sınırsız bir cahil özgüveni var. Yoksa her ülkeden sporcuların katıldığı Akdeniz Olimpiyatları’nda Akdeniz’i White Sea olarak çevirmesinin başka bir açıklaması olamaz.

Son olarak yandaş gazetelerde fi tarihte çıkan “Beyaz Saray’da Sıcak Sohbet” manşetiyle çıkan bir haberi anımsayınız. Başbakan Erdoğan-Başkan Bush buluşmasında çok başarılı bir görüşme gerçekleşmiş, Erdoğan Amerikan Başkanı Bush’un yanında bacak bacak üstüne atarak görüşmedeki üstünlüğünü vücut diline yansıtmıştı. Yandaş gazetelerin yazdığı buydu.

O zaman “bacak bacak üstüneyi anladık da, sıcak sohbet hangi lisanda gerçekleşti?” soruma cevap alamamıştım. Hâlâ bu sorunun cevabı yok. Belli ki George W.Bush çok iyi Türkçe biliyordu ancak bunu Başkanlık albümüne yazdırmamıştı.

Yine “delikten süpürme” hadisesinde Erdoğan devreye girmiş ve yüksek İngilizcesiyle “Erdoğan’ı delikten süpüreceğinize kullanın” şeklinde bir cümlenin kullanılmadığına kanaat getirmişti.

Sıkmayayım bu örnekler uzar gider…

Yalnız ben Erdoğan’ın yerinde olsaydım iktidara geldiğimde İngilizce kursuna yazılır 17 senede bu dili çoktan sökmüş olurdum. Ve öğrenmek için henüz çok geç değil. Muhalefet birbirini yediği sürece Erdoğan daha uzun yıllar iktidarda kalabilir. Saray’dan çıkıp bir dershaneye yazılmasında fayda var. Atalarımız öğrenmenin yaşı yoktur demişler.

Hedef 2023 ve start a lesson!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here