DOCUMENTA: Çağdaş sanatın en büyük sergisi

0

Kassel Almanya’nın tam ortasında, 195 bin nüfusu ile kasaba irisi bir kenttir. Boyutları açısından bakılırsa daha çok kasabadır. Kültür ve sanat alanlarındaki sunumu açısından bakıldığında dünya metropolleri ile rahatlıkla boy ölçüşebilecek bir kenttir. Örneğin kişi başına Almanya çapında en büyük müze metrekaresine sahip olan kent Kassel’dir ki, Almanya bu konuda hiç de geri bir ülke sayılmaz. Dünyanın tek “Ölüm ve cenaze kültürü müzesi” bu kenttedir. Yine “Alman duvar kağıdı Kültürü Müzesi” de bu kentin sahip olduğu ve bir örneği daha bulunmayan biraz da tuhaf müzeler arasındadır.

Bu kentin adını dünya çapında duyuran bir özelliği de dünyanın en büyük çağdaş sanat gösterisi olan Documenta’nın her beş yılda bir burada düzenleniyor olmasıdır. Documenta dünya çağdaş sanatı açısından öylesine büyük bir öneme sahiptir ki, örneğin Uzak Asya ülkelerinde Kassel kentinin adını ya da haritadaki yerini dahi bilmeyen binlerce insan müdavimi oldukları bu sergi için Almanya’ya gelirler. Her beş yılda bir düzenlenen Documenta, haziran ve eylül ayları arasında tam 100 gün sürer. Bir yan etki olarak kentin turizmi ve ticareti de gelişirken dünya sanatının (özellikle de plastik ve resim sanatlarının) ulaştığı en üst nokta izleyici önüne çıkartılır.

Documenta’nın kısa tarihi ve adının kökeni

Documenta sergisi ilk olarak 1955 yılında düzenlendi. O yıl Kassel’de düzenlenen “Bahçe Ürünleri Sergisi” türünden bir faaliyetin içinde, savaşta yıkılmış binaların curuflarının atıldığı bir parkta, küçük bir köşe’yi üstlenen tasarımcı Arnold Bode burada Nazi dönemi boyunca Alman halkının göremediği çağdaş sanat eserlerini sergilemek istedi. Bir anlamda amacı belgelemekti. Bu nedenle de sergisine Latince kökenli, belgelemek anlamına da gelen Documenta adını seçti.

Bu ilk yılda 130 binin üzerinde izleyici bulan Documenta’nın kendi başına bir aksiyon olarak devamına karar alındı. Önceleri her dört yılda bir, 1972’den başlayarak ta her beş yılda bir düzenlenmeye başlandı. 2012 Yılında düzenlenen son Documenta 860 bin izleyici ile bir rekor kırarken kendisine en yakın izleyici sayısına sahip olan Venedig Bienalinin çok ilerisindeydi.

Documenta’nın politik boyutu

Daha başlangıçtan itibaren siyasi bir amacı vardı Documenta’nın. İlk Documenta’yı düzenlerken Arnold Bode’nin amacı Alman halkı ile dünya sanatı arasında, Nazi döneminde açılan mesafeyi kapatmaktı. İlk Documenta hemen sadece Avrupa ve Amerika kökenli sanatçılarla sınırlıyken bir sonraki Documenta’dan başlayarak Afrika, Asya ve Latin Amerika ülkelerine açıldı, kelimenin tam anlamı ile bir dünya sergisi haline geldi. Düzenlenen her Documenta’da çağdaş sanatçıların dünya ile sanatsal boyutta hesaplaşmalarına tanık olundu. Bunlardan belki de en ilginci 1982’de “Kenti yönetmek (Almanca Verwalten) değil ormanlaştırmak (Almanca Verwalden)” sloganı ya da kelime oyunu ile yola çıkan Joseph Beuys’un sanat eseri olarak diktiği 7 bin kayın ağacı ve bu ağaçların yanına yerleştirdiği 7 bin bazalt taşıdır.

Özellikle 1990’lı yıllarda dünya çapında yaygınlaşan apolitikleşme 1992, 1997 ve biraz da 2002 yıllarında düzenlenen 9. 10. ve 11. Documenta’ları da olumsuz etkiledi. 2007 senesinde Documenta’yı gezen bir Türk arkadaşın söylediği “ölmüş de musalla taşında dönüp duran bir ceset” benzetmesi çok yerinde bir değerlendirmeydi.

Sonraki yıllarda dünyanın yeniden politize olması bu bozulmayı durdurmakla kalmadı 2012 yılında düzenlenen Documenta 13 benim şahsen izlediğim en iyi Documenta olarak hafızama yerleşti.

2012’den başlayarak Documenta’yı Kassel’in küçük kent kalıplarının dışına çıkartmak amacı ile her seferinde dünyanın bir başka kentinde bir çeşit kardeş ya da paralel documenta açılmasına karar verildi. İlki 2012’de Kassel-Kabil biçiminde düzenlendi veçok başarılı oldu. Tıpkı bir zamanlar Nazi Almanya’sında olduğu gibi dünya ile arasında mesafe açılmış olan Afganistan’da çağdaş sanatın nereye vardığını içeren sergiler açıldı, toplantılar ve söyleşiler düzenlendi.

Bu yıl 14’üncüsü düzenlenecek olan Documenta’nın kardeş kenti ise Atina.

Documenta 14 doğumyeri olan Kassel’den yaklaşık iki ay kadar önce 5 Nisan 2017 tarihinde Atina’da açılacak ve Eylül’ ortasında Kassel’de tamamlanacak. Bu süre boyunca yazarlığını yaptığım REDaktif ve Sozialistische Zeitung okurları için zaman zaman Documenta’ya dair değerlendirme ve söyleşiler yayınlamayı planlamaktayım.

Documenta’nın açılışında bir konuşma yapmak üzere Çarşamba gününden başlayarak Atina’da bulunmam gerekiyor. Bu nedenle önümüzdeki hafta yazı yazma olanağına sahip değilim. Siz okurlarımızın affına sığınıyorum.

CEVAP VER