Diktaya direnmek…

0
  • ÖZGÜR BAŞARAN

Şüphesiz medyanın yanlılığı, eğitim sisteminin bozukluğu ve kültürel deformasyonla yetişen yeni jenerasyon, insan haklarının bu kadar alenen ayaklar altında çiğnenmesini olağan bir durum olarak görüyor. Diğer taraftan hükümetin yükümlü olduğu hizmetleri bir lütuf gibi sunması da yüzde 30’luk bir nüfusun ayarını bozdu.

Türkiye’de, mantıksız düşünen ve mantık dışı olan herhangi eyleme itaat eden bir toplum yaratıldı. Toplumu yoksullaştırıp, işsizliğe, açlığa boyun eğmeyeni bir kılıfla hapse atarak, aslında söyleyecek çok sözü olan kimseleri sindirdi. İnsanların temel ihtiyaçlarına ha bire zamlar yapıldı, çeşitli yaptırımlara maruz kalındı, vergilerle, cezalarla, keyfi bir soygun halen devam ediyor.

İnsanlar, gıkını çıkaramadığı ülkenin bu haline sandıklarda öncülük etti. Bir kişinin ağzından çıkanı servis eden gazeteler radyolar televizyonlar ve yandaş trol internet kanalları insanların algılarını kullanma yetisini kaybettirdi. Din motifli yönetim sistemini ve Amerika’nın çıkarlarına hizmet anlayışını at başı sürdüren hükümet, sahte naralarıyla, algılarını gasp ettiği seçmenlerin oylarını toplamakta güçlük çekmiyor.

DEMİRTAŞ VE DiĞERLERİ…

“Adalet ve kalkınma” düzeni dedikleri şeyin, aslında herkes için aynı şekilde işlemediği açıkça ortada. Politikacıların özel hayatlarını “kasetleyip” tehdit ederek taraf olmalarına yol açmak belki de dünyanın en trajikomik meselelerinden biri. Özel hayata müdahale edenin suçlu görülmemesi de, toplumun ne kadar etkisizleştiğinin göstergesi sayılabilir.

Bir de özel hayatlarında bir şeyler arama gereği duymadıkları “SOL” taraf var. Parasız eğitim isteyeninden tutun da, konser düzenleme gibi büyük suç işlemiş yüzlerce insan tutuklu. Demirtaş’ın tutukluğuna sebep olan suçlamalar eğer gerçekten suç ise, müzakere sürecinde benzer hitaplarda bulunmuş iktidar partisi lideri dahil bir çok AKP temsilcisinin de tutuklanması gerekiyor.

Dokunulmazlıkların sadece HDP’de olmayışı kadar net bir adaletsizlik örneği yoktur. Ülkenin üçüncü büyük partisinin lideri vekil ve belediye başkanlarını tutuklayarak bu partinin tabanına da gözdağı vermeye çalışmak, “adalet ve kalkınma” düzenleri bozulmasın diyedir.

Amerika’nın desturuyla sürdürülen eski ve bugünkü sağ yönetimler, cumhuriyetin temel dengelerinde büyük yıkımlar yaşattı. Defalarca adil olmayan seçimler yaşanmasına rağmen, çözümü sandıklarda aramak, kan uykusunun şiddetini gösteriyor. Bir çok örneğine rastlamak mümkün.

Diktayı kovacak olan her zaman DEVRİMdir…

CEVAP VER