Dersim: Belediye tartışması üzerine…

0

Dersim, hiç bir zaman hiç bir diktatöre boyun eğmemiş bir abidedir. Ne faşist Evren referandumunda ne de Erdoğan’ın şimdiye kadar yaptığı referandumlarda seçimini ezenden yana kullanmayan onurlu bir memlekettir.

Suç işleme oranının en düşük olduğu ildir. Trafik kazalarının en az olduğu il. Taciz, tecavüz olaylarının olmadığı tek il. Fetönün örgütlenemediği tek il. Dolayısıyla AKP’nin de örgütlenemediği tek il. Sağcı partilerin oy alamadığı, vekil çıkaramadığı tek ildir.

Eğitime önem verirler, her sene en başarılı öğrenciler Dersim’den çıkar. Dünyanın tek Alevi şehridir Dersim. Kıymetlidir.

Türkiye’nin ilk ve tek komünist belediyesi olan Ovacık’ın Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu’nun çok güzel işlere imza atarak sadece bölge halkının değil tüm Türkiye’nin takdirini kazandığını uzun zamandır izliyoruz. Neredeyse kanserojen madde içermeyen hiçbir besinin kalmadığı memlekette, doğal ve sağlıklı ürünler üretip, onun geliriyle çocuk okutuyor komünist başkan.

Eline eldiveni giyiyor, ahaliyle beraber nohut yoluyor tarlada. Makam arabası yok, halk otobüsü kullanıyor. Belediyenin gelir ve giderlerini halkın göreceği şekilde belediye binasına astırıyor. Bu kadar şeffaf başka belediye var mı memlekette?

Ancak gelin görün ki komünist başkan Fatih Maçoğlu’nun Dersim merkeze adaylığını açıklamasının bir takım “gereksiz” tartışmaları beraberinde getirdiğini şaşkınlıkla izliyorum. Dersim’den adaylığını açıklayan komünist başkan Maçoğlu’na bir kesimden sebebine anlam veremediğim tepkiler var.

HDP’li belediyelere kayyum atanırken komünist başkan fasülye, nohut satmak derdindeymiş! Seviyesizliğin bu kadarına pes diyorum.

Söylenenler “eleştiri” grubuna bile girmiyor. Bu tür laflar eden arkadaşlar zannedersiniz kayyum atanan belediyelerin önüne çadır kurup direnmişler. Bu tiplerin istediği, proje belediyeciliği değil, slogan belediyeciliğidir, açık söyleyeyim.

Bir insanı tutuklanmadı diye, başına bir iş gelmedi diye yerden yere vurup, en doğal hakkı olan seçilme hakkını kullanmasını saçma sapan gerekçelerle reddetmek sağlıklı bir düşünce tarzı değildir. Bu gibi düşüncelere sahip kimseler, ellerinden gelse Maçoğlu’nu kolayca harcamaktan çekinmeyecekler.

Çok yazık!

Ovacık’a kayyum atanıp, komünist başkanı içeri atsalardı bu daha hoşlarına giderdi emin olun. İnsan zulme uğramaktan belli bir süre sonra haz duymaya başlıyor sanki.

“Maçoğlu neden tutuklanmadı, Ovacık’a neden kayyum atanmadı?” gibi saçma sorularla beyinlerini meşgul etmek, zaman kaybından başka bir işe yaramıyor. Komünist başkanın adaylığına karşı olmanın “mantıklı” bir gerekçesi olmalı.

Öte yandan dışarıdan gördüğüm, bu saçmalıkları savunanların kaynağı ve Maçoğlu’na karşı olan kişilerin büyük bir bölümü Dersim’le ilgisi olmayan kişiler. Dersim’in şöyle bir özelliği var: Bir konuyu kendi içlerinde sanatçısıyla, yazarıyla, siyasetçisiyle icabında çok sert ve acımasız tartışabilirler ama sonunda en doğru kararı verirler. Dışarıdan kaşıma ve manipülasyonlar Dersim halkının vereceği kararı etkilemez.

Maçoğlu’nun adaylığını anlamlı buluyor, kısır çekişmeler ve anlamsız kompleksler yüzünden bir yanlışa meydan verilmemesini diliyorum.

CEVAP VER