Bir de kuşlar var hakim bey…

0

Bu aralar çok sık geçmişi düşünür oldum. İnsan her an yeni bir olay yaşayınca bu memlekette, büyük acılara tanıklık etmek zorunda kalınca öyle çok yaşlanmaya gerek kalmıyor.  Unutmamamız gereken çok şey var çünkü. Baksanız ya şimdi 14 yaşında olup, şöyle aklı başında gündemi takip eden eden çocukların bile unutmamak, hep hatırlamak zorunda oldukları geçmişleri var artık. 14 yaşında ama kaç katliam gördü bu çocuklar bir düşünün? Hangimizin hayatı memleketi her gün biraz daha çürüten, biraz daha tüketen adamlarla mücadele içinde geçen yıllara eşlik etmedi ki? Bayrağı bir birilerine teslim etmek için yarışan bu faşist, bu kokuşmuş leş sürülerinin zulmüyle mücadele etmedi ki?

***

Dedim ya çok sık geçmişi düşünür oldum bu aralar… Üniversiteyi hemen kazanamayınca evde oturup kitap, gazete, dergi okumakla geçirdiğim bir kış günü, 12 Eylül sonrası bir yıl, oğulları, kızları dizinin dibinde olan annem akşam üzeri babam işten gelmeden önce sobayı yakmaya çalışıyordu yine. Sobanın önüne oturmuş bir yandan onu yakmaya çalışırken bir yandan da göz ucuyla kanepede oturan abimle benim ne okuduğumuzu anlamaya çalıştığını hiç tahmin bile etmiyordum. Okuduğu dergilerden birini yere düşüren abimden önce annem yavaşça uzanıp dergiyi aldı. Derginin kapağını okumasıyla onu yırtıp hızlıca sobaya atması bir oldu: “ yine neyin mücadelesini veriyorsunuz eşşek sıpaları?”

Mücadele… Benden öncekilerin mücadelesi, sonra bu yaşıma geldim hala benim bitip tükenmeyecekmiş gibi gelen bu aşağılık düzene karşı çırpınışım!

Hani bazen bakıyorum da milletin umurunda bile değil diyorum sanki olup biten bunca şey. Yok yeşil katledilmiş, aman her yanımızı HES’ler sarmış, Soma’da ölen madencilerin katili aklımızla dalga geçiyormuş, yahu memlekette bütün katliamları meğer FETÖ yapmış, hepimiz kanmışız, yok soyulmuşuz, yok Kürtler ölüyormuş, şeriat gelmişmiş, yok dövülmüşüz, yok zeytin ağaçları kesilip yok ediliyormuş… Şu şehrin meydanına çıkıp “zıkkımın pekini yiyin yahu” diye avazım çıktığı kadar bağırmak geliyor  içimden inanın. Tıpkı bizim mahallenin “akıllı” delisi Vehpi’nin lokantalara doluşup tıka basa yiyenlerin gözüne bakarak seslenmesi gibi  “boğazında kalsınnnn, boğazında kalsınnn”!

Ama sonra öyle biri çıkıp geliyor, öyle bir yerden sana umut veriyor ki sen bile şaşıp kalıyorsun işte. Oğlunun katillerinin gözlerine baka baka inadına yaşayan, onurlu yaşayan, başka oğullara, kızlara umut veren Emel Korkmaz’ın umuda koşması umut olup gelip konuyor yüreğimize.

fft99_mf7876646

“Ben de Avrasya Maratonu’nda Ali İsmail’in hayalleri peşinde koşacağım. Belki bir gence daha umut olacağım” diyor.  “Gelin hep birlikte koşalım, nice gençlere umut olalım” diyor.

Sonra 75 yaşında kolundan sürüklenerek götürülen  ama yine de vazgeçmeyeceğini söyleyen Cumhuriyet Gazetesi yazarı Aydın Engin bağırıyor pısmış akıllarımıza “susma sustukça sıra sana gelecek!”

Sebahat Tuncel polislerin arasında sürüklenirken, ojeli parmaklarıyla ağzını kapatmaya çalışan polise inat haykırıyor yine de “direne direne kazanacağız!”

***

Kimsenin umurunda olmasa da bizim umurumuzda. Bu işçiler, bu öğrenciler, kadınlar, çocuklar… bu şehrin sokaklarında serpiştirilmiş evinden, ocağından, ekmeğinden edilmiş mülteciler. Bu savaş çığırtkanları, bu silah kaçakçıları, bu emperyalist uşakların yok etmek istediği tüm emekçiler bizim umurumuzda.

İslamcı, padişah sevdalısı iktidarın OHAL uygulamalarıyla bir süredir yayın yasağı nedeniyle kapatılan Redaktif.net haberle işte yeniden başlıyoruz mücadeleye.

“ Bir de kuşlar var hakim bey, her şeyin başı onlar. Onlar özgürlüğü koyuyor insanın kafasına…” diyor ya şair. İşte o kuşlar yine özgürlüğü koydu fikrimize. Toplumun bütün kesimini kuşatıp ele geçiren, yenilgiyi kabul ettirip teslimiyete zorlayan bu gidişe hep beraber son vermek için, “herkes susuyorsa bende susmalıyım” diyerek aslında elinden gelenin sadece bu olduğunu söyleyenler, korkuya bunu kılıf edinenlerde dahil hep beraber bu çürümüş sitemin içinden sıyrılıp çıkacağız.

Şimdi yeniden sesleniyoruz işte: Her açıdan hepimiz zorlu günler yaşıyoruz. Can çekişen emperyalizmin bu son günlerinde tarihsel sorumluluğumuzla haklarımız için, halklarımız için, geleceğimiz için, bütün emekçi sınıflar, ezilenler bu gidişata son vermek için, haklarımıza, geleceğimize sahip çıkmak için, günümüzü, geleceğimizi yok eden, tehdit eden bu baskılara, zulümlere, bu gerici kuşatmaya dur demeye çağırıyoruz.

Kimse unutmasın, hala mücadele edenler var, hala direnenler var memlekette!

 

 

CEVAP VER