Ayvalıklı öğretmen ‘peygamber’in gerçek öyküsü…

1

Ayvalık’ta 11 Kasım günü büyük bir felaket yaşanacağını öne sürerek peygamberliğini ilan eden ve ismi cismi her yerde yayınlanarak ifşa edilen matematik öğretmeni Emre Nur bir anda ülke gündemine oturdu. Peki Nur’un gerçek durumu neydi? Gerici bir dincinin şarlatanlığıyla mı muhataptık? Ayvalık’ta ne yaşandı? RED, konunun tanıklarına ulaştı ve tüm hikayeyi derledi. Sadece “ilginç bir vaka” olarak hikayeyi değil, değerlendirmeleri de dikkate almanızı umuyoruz

Hemen belirtelim, ortada gerici bir dincinin zırvaları değil, psikiyatrik bir vaka var. Matematik öğretmeni Emre Nur, geçtiğimiz Haziran ayına kadar Çandarlı’da öğretmenlik yapan, eski Eğitim-Sen’li, sonradan sendika üyelik kaydını Eğitim-İş’e alan, evli-barklı, sahilde oturup eşiyle birasını içen, arkadaşlarıyla okey oynayan, kısacası bir sahil kasabasında yaşayan herkes gibi bir insan.

Çok güzel gitar çalıyor. Hatta sınıfta öğrencilerine gitar çalmışlığı bile var. Herkese iyi davranan bir öğretmen.

SORUNLAR BAŞLIYOR

Derken psikiyatrik sorunlar yaşamaya başlıyor. Haziran’da tayinini Ayvalık’a aldırıyor. Ailesi yaşadığı sorunları çözer diye Emre Öğretmen’i Ayvalık’ın Tıfıllar Köyü’nde yaşayan Cinci Murat Hoca isimli bir şarlatana götürüyor. Bu şarlatanlardan civarda başka köylerde de var. Ne oluyorsa, Cinci Murat denilen şarlatanın Emre Nur’a uyguladığı “tedavi” sonrası oluyor.

Ayvalık’ta taşındığı Yeni Mahalle’de balkonda bağırarak namaz kılmaya başlayan Emre Nur’dan komşuları şikayetçi ama konu büyümüyor. Sadece etraf huzursuz oluyor. Okulda herkese karşı çok nazik ama Cinci Murat’tan etkilenip fazlaca ilgilendiği dini konularda diğer öğretmenlere zaman zaman bir şeyler anlatıyor.

‘OLAY’ NASIL PATLADI?

Derken geçtiğimiz hafta olay patlıyor. Okula geldiğinde, önceki gece bir rüya gördüğünü, rüyasında okey oynarken “siyah 11’li okey attığını” anlatıyor. Konuyu araştırdıktan sonra, 11 Kasım gecesi, 33 enlem ile 33 boylamın kesiştiği yere -ki bu tam olarak Kıbrıs’la Mısır’ın arasında, Akdeniz’in doğusu anlamına geliyor- Tarık Yıldızı’nın düşeceği kanaatine varmış! Hatta önce Tarık Yıldızı diye bir yıldız bilmediği için kendince ‘Kurukafa Yıldızı’ diye bahsetmiş, o yıldız daha sonra ‘Tarık Yıldızı’ oluvermiş!

Sonuçta matematik öğretmeni Emre Nur kimseye ilişmeden, etrafa rahatsızlık vermeden, çalıştığı okulun müdürüne giderek istifa dilekçesini veriyor ve kendince uyarılarda bulunuyor. 11 Kasım gecesi bir felaketin yaşanacağını, Ayvalık’ın yüksek bölgelerine çıkmaları gerektiğini, herkesin erzak almasının iyi olacağını söylüyor ve gidiyor.

Olayın özeti bu…

CİNCİ MURAT VE BENZERLERİ TUTUKLANMALIDIR

Böyle durumlar herkesin başına gelebilir. Psikiyatrik/psikolojik sorunları hepimiz yaşayabiliriz. Esas sorun bunların çözümünü Cinci Murat gibi şarlatanlarda görmek olmalı. Zaten kritik durumda olan insanları Cinci Muratlara götürüp onların kafasına bir sürü dini zırva sokmalarına izin verirseniz, sonuç çok daha vahim de olabilir. Çözüm, bilimdedir, tıptadır.

Dolayısıyla, kendisine ‘Hoca’ sıfatı yakıştıran Cinci Murat gibi şarlatanlardan tüm toplum temizlenmelidir. Son vakadaki Tıfıllar Köyü’nden Cinci Murat ise derhal tutuklanmalıdır.

Cinci Muratlar AKP iktidarı altında daha da çoğalmıştır. Her şeyi istismar eden bu asalak/dolandırıcı güruhla her yerde mücadele edilmelidir. Bunlar psikiyatrik vakaları “canlı bomba” olmaya yönlendirilmeye kadar varabilen gerici örgütlenme ilişkilerine de girebilmektedir. Ankara’daki Hacı Bayram’da hapçılardan, rahatsızlardan IŞİD’e bu yöntemle kadro devşirildiğini unutmamak gerekir.

EMRE ÖĞRETMEN’E NE OLACAK?

Üzerinde durduğumuz Emre Öğretmen ise, derhal tedavi altına alınmalıdır. Bu kendi rızasıyla olmuyorsa vasi tayin edilerek gerçekleştirilmelidir. İstifası kabul edilmemelidir. Malülen emekliye ayrılmalıdır ve tedavi görmelidir. İnsani olan yol budur. İyileşme ve yaşamını sürdürme hakkı…

Çünkü Emre Öğretmen, aşağıdaki videolarda yer alan adamlardan çok daha temizdir:

1 YORUM

CEVAP VER