Alpay Özalan ya’s’ama çalışmalarına hızlı başladı!

0


Alpay Özalan bir zamanlar Fethullahçılarla ne güzel namaz kılıp makara yaptığını anlatıyor. Yanındaki de yakın arkadaşı firari Şükür!..

TBMM’nin “çiçeği burnunda” milletvekili AKP’li Alpay Özalan, hızla yağcılık faaliyetlerine başladı. Alpay Özalan, “2002 Dünya Kupası’nda ülkemizin başında Sayın Recep Tayyip Erdoğan olsaydı, biz final oynardık” diye konuştu.

“Alt yapılardan itibaren çok iyi bir sistem kurulmalı. Son 16 yılda spor adına çok büyük tesisler, statlar yapıldı. Bizim jenerasyonumuzun en büyük eksiği böyle bir imkana ve Cumhurbaşkanına sahip olmayışıydı” diye devam eden Alpay Özalan’ın mantık sistemi, Türkiye’de Tayyip Erdoğan döneminde her şeyde olduğu gibi futbolda da niye dibe çakıldığımızı açıklamaya yetmedi. Yabancı oyuncu sayısında rekor kırılan geçtiğimiz sezonda Galatasaray bir maçına ilk 11’in tamamı yabancılardan oluşan bir kadroyla çıkmıştı.

AKP dönemi, dünyanın çeşitli ülkelerinden para karşılığı ve vatandaşlık vererek sporcu ithal edilen bir dönem oldu. Orijinal TC vatandaşları gibi bu sporcuların da hızla ahlakı bozuldu ve pek çoğunun doping yaptığı anlaşıldı. Madalyaları ellerinden alındı. Bu bir rezalet tablosuydu. Döneme yayılan yolsuzluk spora da sirayet etmişti.

İşte atletizmdeki rezalet tablosu

Doping, özellikle atletizmde neredeyse tüm sporculara sirayet etti. Milli atletlerin kazandığı madalyalar doping yüzünden bir bir ellerinden alınırken, Gamze Bulut’un cezasıyla birlikte Türk sporcuların olimpiyatlarda altın madalyası kalmadı.

Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği’nin (IAAF) cezalı atlet listesinde yer alan 3 isim, bir kez daha atletizmi doping nedeniyle manşetlere taşıdı. Dünya ve olimpiyat ikincisi Elvan Abeylegesse ile olimpiyat şampiyonu Gamze Bulut, doping yüzünden madalyasını kaybeden Türk atletler arasına girdi.

2007 Dünya Şampiyonası’nda 10 bin metre, 2008 Pekin Olimpiyatları’nda ise 5 ve 10 bin metrelerde gümüş madalya kazanan Elvan Abeylegesse, 2007 Dünya Şampiyonası’nda alınan numunelerinde yapılan geriye dönük analizlerde yasaklı madde tespit edilince, 2 yıl cezalı duruma düştü. Elvan’ın 2007-2009 yıllarını kapsayan iki yıllık cezası, 3 adet gümüş madalyaya mal oldu.

2012 Londra Olimpiyatları’nda, kadınlar 1500 metrede birinci olan Aslı Çakır Alptekin’in arkasından gelerek gümüş madalya alan, yarış sırasında Aslı’ya “koş abla arkandayım” diye seslenerek sempati kazanan Gamze’nin başarısı, tıpkı ablası gibi dopingin gölgesinde kaldı. Biyolojik pasaportundaki anormal değerler nedeniyle Aslı altın madalyasını kaybedince, olimpiyat şampiyonluğu 2. sıradaki Gamze’ye geçti ancak “altın madalya en azından Türkiye’de kaldı” tesellisi uzun sürmedi. Biyolojik pasaporta takılan Gamze de Aslı gibi altın madalyasını dopinge kaptırınca, Türk atletizminin olimpiyatlarda altın madalyası kalmadı.

Devşirme atletlerde de aynı sorun

Elvan Abeylegesse, Gamze Bulut ve Aslı Çakır Alptekin’in yanı sıra birçok önemli Türk atlet, doping nedeniyle pistlerden uzak kaldı.

Son 10 yılda, Süreyya Ayhan Kop ile başlayan süreçte, Nevin Yanıt, Binnaz Uslu ve Eşref Apak gibi isimlerin yanı sıra devşirme atletler Alemitu Bekele Degfa ve Karin Melis Mey’in de dopingle adı anıldı.

Uzun atlamada 2009 Dünya Şampiyonası’nda 3. olan Güney Afrika asıllı milli atlet Karin Melis Mey, 2012 Londra Olimpiyatları sırasında, dopingli olduğu tebliğ edilince, yarışlardan çekilmek zorunda kaldı. Milli atlet, ilk ihlalden 2 yıl ceza aldı.

2004 Atina Olimpiyatları’nda 4. sırayı alan, sırasıyla 3. ve 2. olan atletler dopingli çıkınca ikinciliğe kadar yükselen milli çekiççi Eşref Apak, 2013 yılında yasaklı madde kullanımı nedeniyle 2 yıl müsabakalardan men oldu.

Kadınlar 1500 ve 5 bin metrede Avrupa şampiyonlukları bulunan Etiyopya asıllı milli atlet Alemitu Bekele Degfa , biyolojik pasaportunda sapmalar olduğu gerekçesiyle 2013’te 4 yıl ceza aldı. Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesine (CAS) giden ve kanındaki anormal değerlerin sıtma hastalığı nedeniyle oluştuğunu savunan Degfa’nın cezası 1 yıl 3 ay indirildi.

CEVAP VER