Ağlayan kütük sezonu açıldı

0


Televizyonda elinde ‘cola’ şişesiyle eve koşan çocuk reklamı görünce “Hııh!” dedim, “geldi yine!” Dolayısıyla ramazanın geldiğini Amerikalılardan öğreniyoruz!
“11 ayın sultanı geldi” diye sevinip, gidince “iyi ki gitti” diye her zaman olduğu gibi bayram edecekler.
Bu ramazan da taşıma ‘din’le cüzdan değirmeni döndürmeye çalışanların meydanına bırakan koyunlar olarak ihya edilecek.
“Acın halinden anlamak için oruç tutuyoruz” diyenlerin sofralarına bakacağız. Eksikleri neymiş…
Bu arada, oruç tutmadığı için ilk dayak hangi şehirden ramazanın kaçıncı günü gelecek derken, oruç tutmayanı linç edenin de oruç tutmadığı ortaya çıktı bile!..
*
Hazır dolar da aldı başını gidiyor… Bu iktisadi atmosferde kuzu yutmuş gibi göbekli adamlar yine açlara açlığın kerametinden söz edecekler. Hiç aç kalmamışlar, hep aç olanlara nasihat edecek.
Her semtte her mahallede iftar çadırları adı altında reklam çadırları kurulacak.
O gün iftarı verenleri isimleri zikredilecek. Doyurdukları açları görmek için geldikleri çadırda şinnek bir şekilde boy gösterecekler. Utanmazsalar, “bu açların karınlarını şu kişi veya bu şirket doyuruyor” diye oradaki garibanların boynuna pankart asacaklar…
“Bir elin yaptığını diğer el görmemeli” diyen Muhammed’in şov yapar gibi iftar çadırı kuran, ramazan yardımı dağıtan reklam kokan ümmeti! Ne iş, ne ayaksınız?
Hani o kadar hassastı İslam dini?
*
Nihat Hatipoğlu ve benzerleri aldığı çil çil paracıklara dua edecekler.
“Kıça su kaçsa oruç bozulur mu?” muhabbetine saracaklar.
Ağlayan kütüğün kerametine dem vuracaklar.
“Temel bir gün…” diye başlayan fıkralar gibi fıkralar hikâyeler anlatacaklar.
*
Eyy din komisyoncuları, satıcıları, kurnazları!
Kirlenmiş, çürümüş ruhunuzu temize çekmek için sizden olmayan özelliklere sahip güzel insanları kullanmayın.
E, diyeceğim odur ki: Hoş gelmedin, ya şehri ramazan!

CEVAP VER